Marmara Denizi’nde beklenen büyük depreme ilişkin bilimsel çalışmalar sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, Almanya merkezli Jeobilimleri Araştırma Merkezi’nin (GFZ) son Marmara çalışmasını yorumlayarak, İstanbul açıklarındaki bazı fay segmentlerinin davranışının deprem büyüklüğünü etkileyebileceğini söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 16.06.2026 15:30
Haber Güncellenme Tarihi: 16.06.2026 15:32
Kaynak:
Haber Merkezi
Bektaş’a göre Marmara Denizi’nde yer alan Avcılar ve Adalar segmentlerinin derin kesimlerinde “sessiz kayma” ya da bilimsel adıyla “creep” olarak tanımlanan hareketin gerçekleşmesi halinde, fay hattında biriken gerilimin bir bölümü deprem oluşturmadan boşalabilir.
GERİLİM SESSİZCE BOŞALABİLİR
Sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Bektaş, söz konusu segmentlerin yüzeyde kilitli görünmesine rağmen, yüksek ısı akısı ve ince sismik kabuk nedeniyle derinlerde yavaş bir şekilde hareket ediyor olabileceğini ifade etti.
Bu durumun doğrulanması halinde, faydaki enerjinin bir kısmının büyük bir kırılma oluşturmadan açığa çıkabileceğini belirten Bektaş, bunun da beklenen Marmara depreminin büyüklüğünü azaltabilecek bir etken olabileceğini vurguladı.
“7’DEN KÜÇÜK OLABİLİR”
GFZ’nin çalışmasında Avcılar segmentinin yaklaşık 5,8; Adalar segmentinin ise yaklaşık 6 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor. Ancak bu hesaplamaların, söz konusu segmentlerin tamamen kilitli olduğu varsayımına dayandığı ifade ediliyor.
Prof. Dr. Osman Bektaş ise, “Eğer bu segmentler derinde sürünme (creep) yapıyorsa, gerilimin bir kısmı sessizce boşalacağından beklenen İstanbul depreminin büyüklüğü M7’den daha küçük olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
ARAŞTIRMALAR SÜRÜYOR
Uzmanlar, Avcılar ve Adalar segmentlerinde derin sürünmenin varlığına ilişkin kesin bir sonuca henüz ulaşılamadığını belirtiyor. Bu konuda GPS ölçümleri, deniz tabanı gözlemleri, mikrodeprem verileri ve farklı modelleme çalışmalarıyla araştırmaların devam ettiği kaydediliyor.
Bilim insanları, Marmara’daki fay sistemine ilişkin çalışmaların sürdüğünü ve deprem tehlikesine karşı hazırlıklı olunmasının önemini koruduğunu vurguluyor.
İSTANBUL DEPREMİNDE ASIL SORUN
Almanya Jeobilimleri Araştırma Merkezinin (GFZ) son Marmara çalışması, deprem kırılmalarının doğuya doğru İstanbul’a ilerlediğini gösteriyor.
Ancak asıl kritik soru Avcılar ve Adalar segmentlerinin derinde sürünme (creep) yapıp yapmadığıdır.
— Prof. Dr. Osman Bektaş (@profobektas) June 16, 2026
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Marmara depremi için ezber bozan senaryo
Marmara Denizi’nde beklenen büyük depreme ilişkin bilimsel çalışmalar sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, Almanya merkezli Jeobilimleri Araştırma Merkezi’nin (GFZ) son Marmara çalışmasını yorumlayarak, İstanbul açıklarındaki bazı fay segmentlerinin davranışının deprem büyüklüğünü etkileyebileceğini söyledi.
Bektaş’a göre Marmara Denizi’nde yer alan Avcılar ve Adalar segmentlerinin derin kesimlerinde “sessiz kayma” ya da bilimsel adıyla “creep” olarak tanımlanan hareketin gerçekleşmesi halinde, fay hattında biriken gerilimin bir bölümü deprem oluşturmadan boşalabilir.
GERİLİM SESSİZCE BOŞALABİLİR
Sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Bektaş, söz konusu segmentlerin yüzeyde kilitli görünmesine rağmen, yüksek ısı akısı ve ince sismik kabuk nedeniyle derinlerde yavaş bir şekilde hareket ediyor olabileceğini ifade etti.
Bu durumun doğrulanması halinde, faydaki enerjinin bir kısmının büyük bir kırılma oluşturmadan açığa çıkabileceğini belirten Bektaş, bunun da beklenen Marmara depreminin büyüklüğünü azaltabilecek bir etken olabileceğini vurguladı.
“7’DEN KÜÇÜK OLABİLİR”
GFZ’nin çalışmasında Avcılar segmentinin yaklaşık 5,8; Adalar segmentinin ise yaklaşık 6 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor. Ancak bu hesaplamaların, söz konusu segmentlerin tamamen kilitli olduğu varsayımına dayandığı ifade ediliyor.
Prof. Dr. Osman Bektaş ise, “Eğer bu segmentler derinde sürünme (creep) yapıyorsa, gerilimin bir kısmı sessizce boşalacağından beklenen İstanbul depreminin büyüklüğü M7’den daha küçük olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
ARAŞTIRMALAR SÜRÜYOR
Uzmanlar, Avcılar ve Adalar segmentlerinde derin sürünmenin varlığına ilişkin kesin bir sonuca henüz ulaşılamadığını belirtiyor. Bu konuda GPS ölçümleri, deniz tabanı gözlemleri, mikrodeprem verileri ve farklı modelleme çalışmalarıyla araştırmaların devam ettiği kaydediliyor.
Bilim insanları, Marmara’daki fay sistemine ilişkin çalışmaların sürdüğünü ve deprem tehlikesine karşı hazırlıklı olunmasının önemini koruduğunu vurguluyor.
Kaynak: Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler