Sanatçı Sedat Kumova, yeni sergisi “Kuş Bakışı” ile doğaya ve insana dair gözlemlerini kendine özgü bir dille izleyiciye sunuyor. Sergideki resimlerde kuşlar, insani duruşlar, ifadeler ve aksesuarlarla betimleniyor; ancak ne uçuyor ne de ötüyorlar. Onlar izliyor, düşünüyor ve duruyor. Bazen hafif bir gülümsemeyle, bazen başlarını yana eğmiş hâlde… Tıpkı insanlar gibi.
Kumova, sergiye dair şunları söylüyor:
“Kuşlara hep uzaktan, sessiz bir merakla baktım. Uçmalarından çok, durdukları anlar ilgimi çekti. Başlarını yana eğişleri, bir noktaya dalıp gitmeleri, bazen de hiç kıpırdamadan bakışlarını sabitlemeleri… O anlarda, sanki insana benzeyen halleriyle karşılaştım. Bazen kendimi bir serçe gibi kırılgan hissettim, bazen bir kuzgun gibi ağırbaşlı, kimi zaman da süsüne düşkün bir bülbül gibi… Roller değişti, ama içimde hep aynı şey vardı: Kendimi anlatma isteği.”
Sergideki çalışmalar, mizahi öğelerle dolu olmasına rağmen, izleyicide derin bir sorgulama yaratıyor: Doğaya duyduğumuz hayranlık zaman zaman bir sahiplenme arzusuna mı dönüşüyor? Sanatçı, kuşları birer yansıma aracı olarak kullanarak bu soruların peşinden gidiyor.
Tuval üzerine akrilik teknikle üretilen eserler, sadeleştirilmiş kompozisyonlar ve renk kontrastlarıyla dikkat çekiyor. “Ressam Kuş”, “Dali’nin Serçesi”, “Çılgın Şefler” ve “Müzisyen” gibi çalışmalar, bireysel kimlik, dönüşüm, mizah ve melankoli temalarını izleyiciye farklı boyutlarıyla sunuyor.
“Kuş Bakışı” sergisi, doğaya insan eliyle bakmanın çelişkili hâllerini düşündürürken, izleyiciye kendine dönüp bakma imkânı da sunuyor.