SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

BRS Haber - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Taner Türkoğlu: “Çifte vatandaşlıkta belirsizlik son bulmalı, haklar korunmalı” Haber

Taner Türkoğlu: “Çifte vatandaşlıkta belirsizlik son bulmalı, haklar korunmalı”

Türkoğlu, özellikle belgelerin hangi koşullarda kabul edildiği, başvuruların hangi kriterlere göre değerlendirildiği ve süreçlerin ne kadar sürede tamamlandığı gibi konularda net bilgiye ulaşılamamasının sorunların başında geldiğini vurguladı. “Birçok kişi eksik veya yanlış bilgilendirme nedeniyle başvurularının uzadığını ya da yeniden işlem yapmak zorunda kaldığını dile getiriyor. İnsanlar haklarına ulaşmak için karmaşık bir süreçle karşılaşmamalı. Daha şeffaf, erişilebilir ve hızlı işleyen bir yapı kurulmalı” dedi. Türkoğlu, çözümün sadece teknik düzenlemelerle sınırlı kalamayacağını belirterek, “Süreçler insan odaklı bir anlayışla yeniden ele alınmalı. Vatandaşın süreci anlayabildiği, takip edebildiği ve güven duyduğu bir sistem oluşturulmalı” ifadelerini kullandı. Çifte vatandaşlığın yalnızca bir statü olmadığını, haklara erişim, kimlik ve gelecek ile doğrudan bağlantılı bir konu olduğunu ifade eden Türkoğlu, süreçlerin sağlıklı işlemesinin hem bireyler hem de toplum açısından kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. Hatırlatma: Bulgaristan Ulusal Meclis Seçimleri 19 Nisan 2026 Pazar günü yapılacak. Türkiye’de oy kullanma hakkı bulunan Bulgaristan vatandaşları için, diplomatik temsilcilikler dışında toplam 20 sandık kurulacağı duyuruldu. Sandıkların yerleri ve güncel bilgiler, Bulgaristan Merkez Seçim Komisyonu’nun (CİK) resmi internet sitesinden takip edilebilecek.

Türkoğlu: "Yaşam belgesi krizi çifte vatandaşları zorluyor, acil çözüm şart” Haber

Türkoğlu: "Yaşam belgesi krizi çifte vatandaşları zorluyor, acil çözüm şart”

Türkoğlu, özellikle ileri yaştaki vatandaşlar ve Türkiye’de yaşayan çifte vatandaşlar için yaşam belgesi yenileme sürecinin çoğu zaman karmaşık ve yıpratıcı bir hal aldığını belirtti. Belgelerin her yıl yenilenmesi, kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve bilgiye erişimde yaşanan zorlukların hem zaman hem de maddi kayıp yarattığını ifade etti. Türkoğlu, yaşanan sıkıntıların artık görmezden gelinemeyecek boyuta ulaştığını belirterek, “İnsanlar hak ettikleri bir hizmeti almak için gereksiz yere zorlanmamalı. Yaşam belgesi gibi temel bir konuda yaşanan karmaşa, vatandaşlarımızın hayatını doğrudan etkiliyor” dedi. Çifte vatandaşların sürecin işleyişi hakkında yeterince bilgi sahibi olmaması nedeniyle hak kaybı riskiyle karşılaştığını dile getiren Türkoğlu, bilgilendirme eksikliği ve prosedürlerin belirsizliğinin özellikle yaşlı bireyler için süreci daha da zorlaştırdığını söyledi. “Çözüm yalnızca teknik düzenlemelerle sınırlı kalmamalı” diyen Türkoğlu, “Bu mesele sadece bir belge meselesi değil; vatandaşın değer gördüğünü hissetmesiyle ilgilidir. Daha erişilebilir, anlaşılır ve insan odaklı bir sistem kurulması şarttır” ifadelerini kullandı. Türkoğlu, temel hak ve hizmetlere erişimde yaşanan aksaklıkların büyük ölçüde temsil ve iletişim eksikliğinden kaynaklandığını belirterek, sorunların kalıcı çözümü için ortak bir irade oluşması gerektiğini vurguladı.

Bir zam daha geliyor! Haber

Bir zam daha geliyor!

ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilim enerji piyasalarını sarsarken, küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'de akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansıyor. Sektör kaynaklarına göre, motorine yüksek oranlı bir artış bekleniyor. PETROL KRİZİ GİDEREK BÜYÜYOR Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz ve bölgedeki çatışmalar, dünya petrol arzının önemli bir bölümünü etkiledi. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun geçtiği boğazdaki aksama, arz zincirini sekteye uğratırken fiyatları yukarı çekti. Petrol işleme tesislerine yönelik saldırılar da bu yükselişi hızlandırdı. Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıtı değil, gıdadan plastiğe kadar birçok ürünü etkileyen geniş bir maliyet baskısı oluşturdu. Bu durum, küresel enflasyon üzerinde de yeni bir risk unsuru olarak öne çıktı. MOTORİNE TARİHİ ZAM Akaryakıt ürünlerinden motorine 5,73 lira zam yapılması bekleniyor. Zam henüz kesinleşmese de, Cuma gününden itibaren pompa fiyatlarına yansıması öngörülüyor. Beklenen artışın ardından motorinin litre fiyatının İstanbul'da 71,64 liraya, Ankara'da 72,76 liraya, İzmir'de 73,04 liraya ve Doğu illerinde 74,44 liraya kadar yükselmesi bekleniyor. EŞEL MOBİL SİSTEMİ DEVRE DIŞI KALDI Akaryakıt fiyatlarındaki artışları sınırlamak amacıyla uygulanan eşel mobil sistemi, ÖTV üzerinden yapılan indirimlerle zamları dengelemeyi hedefliyordu. Ancak motorinde vergi marjının sıfırlanmasıyla sistem devre dışı kaldı. Bu gelişme, bundan sonraki fiyat artışlarının doğrudan tüketiciye yansıyacağı anlamına geliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de sistemin bütçe üzerindeki yüküne dikkat çekerek uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

Savaşlar yatırımları Türkiye’ye çevirdi Haber

Savaşlar yatırımları Türkiye’ye çevirdi

İran, İsrail ve Amerika arasında yaşanan savaş, Türkiye'nin Orta Doğu'da yaşananlara rağmen ne kadar güvenli olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirten Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Çünkü geçmişte Rusya-Ukrayna savaşı sırasında da o ülkelerin vatandaşlarının ülkemize yatırım yaptığını ve Türkiye’yi güvenli liman olarak seçtiğini gördük. Türkiye’de yabancılara yapılan konut satışlarında en çok yatırım yapan ülkelerden ikisi Rusya ve Ukrayna olmuştu. Şimdi ise İran’daki savaşın etkisiyle, oradaki vatandaşların da Türkiye’yi güvenli bir liman olarak görmeye başladığı düşünülmektedir. Bu durum, yatırımların Türkiye’ye kaymasına neden olacaktır" dedi. Türkiye'den 2025 yılında yurt dışına oldukça fazla yatırım çıkışı olduğunu hatırlatan Aydemir, "Resmî rakamlara göre bu tutar 3 milyar doların üzerine çıktı. Özellikle Dubai, Kıbrıs ve bazı ülkelerde gayrimenkul yatırımı yapan çok sayıda vatandaşımız vardı. Ancak yaklaşık 12-13 gündür devam eden bu savaş, Türkiye’nin ne kadar güvenli bir liman olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Nasıl ki Rusya-Ukrayna savaşında o ülkelerin vatandaşları Antalya ve İstanbul’a gelip yatırım yaparak buralara yerleştilerse, aynı şekilde İran vatandaşlarının da ülkemize gelmesi sektörümüz açısından yabancıya satışta parlak bir yılın habercisi olabilir" diye konuştu. Son zamanlarda vatandaşların 'Yurt dışına yatırım yaptık, bu yatırımlarımız ne olacak?' diye serzenişlerinin olduğunu belirten Özkan, "Dubai’de yaşanan belirsizlikler, Kıbrıs’ın özellikle Güney tarafındaki sorunlar ve savaşın nereye evrileceğinin bilinmemesi, yatırım yapan vatandaşlarımızı endişelendirmektedir. Ancak yine ifade etmek isterim ki ülkemiz bu konuda birçok ülkenin önündedir. Türkiye, yatırım açısından güvenli bir limandır. Bu nedenle yatırımcılarımızın tekrar kendi ülkelerine dönerek yatırımlarını Türkiye’de değerlendirmelerini tavsiye ediyorum" dedi.

Güvenlik kaynakları: Türkiye savaşın tarafı değildir Haber

Güvenlik kaynakları: Türkiye savaşın tarafı değildir

İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildi. Güvenlik kaynaklarından konuya ilişkin yapılan açıklamada, bölgede son günlerde yaşanan gelişmelerin, küresel ve bölgesel güvenlik dengelerinin ne kadar hassas bir noktada bulunduğunu bir kez daha gösterdiği belirtildi. "FÜZELER FARKLI BİR PATERNE SAHİP" Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn, Umman, Katar ve Lübnan'ın yoğun saldırılara uğrayarak çatışmanın birer cephesi haline geldiğinin altını çizen güvenlik kaynakları, Türkiye'ye İran'dan atılan füzelerin bu ülkelere yapılan saldırılardan farklı bir paterne sahip olduğunu belirtti. Diğer ülkelerde olduğu gibi bir saldırı yoğunluğu olmadığını kaydeden kaynaklar, herhangi bir can ve mal kaybının olmadığını, üç füzenin de hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini söyledi. "TÜRKİYE, ÇATIŞMANIN İÇİNE ÇEKİLMEMEK İÇİN İHTİYATLİDIR" Buradan hareketle Türkiye'nin konu hakkındaki pozisyonuna dikkati çeken kaynaklar, "Türkiye savaşın tarafı değildir ve çatışmanın içine çekilmemek için ihtiyatlıdır. Türkiye, bölgede yeni gerilim hatları oluşmaması için sorumluluk bilinciyle hareket etmekte ve bütün taraflara bunu iletmektedir. İran tarafına söz konusu saldırıya ilişkin sorumluların derhâl tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması konusunda net mesaj iletilmiştir." dedi. "TÜRKİYE MİLLİ GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN GEREKLİ CAYDIRICI GÜCE SAHİPTİR" Türkiye'nin ihtiyatlı tavrının sınırsız tolerans anlamına gelmemesi gerektiğini vurgulayan kaynaklar, "Türkiye milli güvenliğini sağlamak için gerekli caydırıcı güce sahiptir ve yeri geldiğinde kendi belirlediği şekilde mukabele/yaptırım niteliğindeki tedbirleri almaktan çekinmeyecektir." ifadelerini kullandı Kaynaklar, füzelerin NATO hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirilmesinin, Türkiye’nin hava sahasının korunması ve müttefik koordinasyonunun etkinliği açısından kritik bir örnek teşkil ettiğini söyledi. "TÜRKİYE BARIŞIN ANAHTARINI DİPLOMASİDE GÖRMEYE DEVAM EDECEK" Türkiye'nin, bu süreçte güvenlik tedbirlerini en üst düzeyde sürdürürken aynı zamanda gerilimin daha da tırmanmaması için diplomasi kanallarını da aktif biçimde işletmeye devam ettiğini belirten kaynaklar, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü yoğun lider diplomasisi, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi açısından belirleyici bir rol oynamaktadır." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın lider diplomasisinin, Türkiye'nin kriz anında yalnızca kendi güvenliğini değil, bölgesel istikrarı da gözeten sorumlu devlet refleksinin en güçlü göstergelerinden biri olmaya devam ettiğini aktaran kaynaklar, Türkiye'nin, güvenliğini sağlarken aynı zamanda barışın anahtarını diplomasi ve diyalogda görmeye devam edeceğini vurguladı. "MEZHEPÇİLİK TUZAĞINA KARŞI DİKKAT EDİLMESİ ÖNEMLİDİR" Mezhepçilik tuzağına karşı dikkat edilmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: Bölgede yaşanan gerilimlerin iç kamuoyunda ve özellikle sosyal medyada mezhep temelli bir tartışmaya dönüştürülmesi, Türkiye’nin huzuruna ve bölgesel istikrara zarar verebilecek tehlikeli bir tuzaktır. Türkiye, dış politikada olduğu gibi kamuoyunda yürütülen tartışmalarda da mezhepçi söylemlerden uzak durulması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle kamuoyunda yapılan değerlendirmelerde sorumlu ve birleştirici bir dilin benimsenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte dijital mecralarda dolaşıma sokulan manipülatif içeriklere karşı da gerekli adımlar atılmaktadır. Kamuoyunda panik ve bilgi kirliliği oluşturmayı amaçlayan dezenformasyon faaliyetleri ilgili kurumlar tarafından yakından takip edilmekte ve gerekli adımlar atılmaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.