SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık

BRS Haber - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yorgunluğunuz 2 haftadan fazla sürüyorsa, doktora başvurun Haber

Yorgunluğunuz 2 haftadan fazla sürüyorsa, doktora başvurun

Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Serdal Baysal, bahar yorgunluğunun belirtilerini şöyle anlattı; "Boyun, sırt, omuz ve yaygın eklem ağrıları, mide bağırsak sisteminde değişikliğe bağlı olarak mide ağrıları, şişlik, gaz, kabızlık ve ishal, iştah değişiklikleri, nöropsikiyatrik değişikliklere bağlı olarak sinirlilik, baş ağrısı, sıkıntı, uyku düzensizlikleri, cilt, kalp, tansiyon ve şeker hastalıklarında artış görülür. Bahar aylarında havadaki ısı, ışık, nem ve havadaki iyon değişikliklerine bağlı olarak insan metabolizmasında da değişiklikler olur. Hormonal değişikliklere bağlı olarak mide şikâyetlerinde artış veya mide hastalıklarının nüksü, tansiyon ve şeker regülasyonunda bozulma görülebilir. Yine bahar aylarındaki hareket ve beslenme alışkanlığındaki değişiklik de bahar yorgunluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir." Bahar yorgunluğundan korunabilirsiniz Uzm. Dr. Serdal Baysal, açık havada yürüyüş yaparak, günlük duş alarak, bol sıvı tüketerek, az ve sık aralıklarla beslenerek, vitamin ve mineral içeriği zengin içecek ve yiyecekler tüketerek, hobilerle uğraşarak, müzik dinleyerel, sigara, alkol ve kafein içeren gıda tüketimini azaltarak, bahar yorgunluğundan korunmanın mümkün olduğunu kaydetti. Vücudunuzu susuz bırakmayın Uzm. Dr. Serdal Baysal, şöyle devam etti; "Vücudun susuz kalması; susuzluğun düzeyi ile ait olmakla birlikte yorgunluktan komaya kadar değişen ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Düzenli egzersiz olarak sabah veya akşam yürüyüşleri, bisiklet kullanma, jimnastik yapılabilir. Bahar aylarında vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı arttığı için bol sebze ve meyve tüketilmeli. Sıcak havalarda artan su ihtiyacı nedeniyle günlük 2-3 litre sıvı alınmalı, alkollü ve kafeinli içecekler mümkün olduğunca az tüketilmeli, karbonhidratlı gıdalar yorgunluk ve dikkatsizliğe neden olduğu için az tüketilmeli. Ağır yemekler yerine sebzeli ve zeytinyağlı gıdalar tercih edilmeli, kavurma ve ızgara etler yerine de haşlama etler tüketilmelidir. Yorgunluk, bir hastalık değil bir şikâyettir. Birçok hastalıkta yorgunluk ilk bulgu olabilir, bu nedenle uzun süren yorgunluklarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı."

Nilüfer'de pandeminin izleri konuşuldu Haber

Nilüfer'de pandeminin izleri konuşuldu

Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen "Sağlık Buluşmaları" etkinlikleri kapsamında "COVID-19 Pandemisi ve Sağlık: Etkiler, Deneyimler ve Pandemi Şehitlerimiz" başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Etkinlikte, dünyayı sarsan pandemi süreci hem bilimsel verilerle hem de toplumsal yansımalarıyla ele alındı. Prof. Dr. Harun Ağca, Prof. Dr. Ali Asan ve Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen’in konuşmacı olarak katıldığı programda, Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel acil durum ilan edilen sürecin detayları aktarıldı. Uzmanlar; virüsün bulaş özellikleri, hastalığın klinik seyri ve ortaya çıkan komplikasyonlar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Etkinlikte; pandeminin yalnızca bir sağlık krizi olmadığı; sağlık sistemlerinde geliştirdiği yoğunluğun yanı sıra uzaktan eğitim ve evden çalışma gibi yeni uygulamalarla sosyal ve ekonomik yaşam üzerinde uzun süreli izler bıraktığı ifade edildi. Salgınla mücadelede dönüm noktası olan mRNA ve aşıların rolü vurgulanırken, antiviral ilaçlar ile destekleyici tedavi yöntemlerinin hastalığın yönetimindeki etkileri de detaylarıyla konuşuldu. Salgında hayatını kaybeden sağlık çalışanları anıldı Programda ayrıca hem Türkiye’de hem de dünyada salgınla mücadelenin ön saflarında yer alırken yaşamını yitiren hekimler ve tüm sağlık personeli, gösterdikleri büyük fedakârlıklara dikkat çekilerek, saygı ve minnetle anıldı.

Hayatta zorluk çıkaran kişiler daha hızlı yaşlandırıyor Haber

Hayatta zorluk çıkaran kişiler daha hızlı yaşlandırıyor

ABD Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri (PNAS) isimli dergide yayınlanan araştırmada, "sorun oluşturan veya hayatı daha zor hale getirenler" olarak tanımlanan kişilerin, insan hayatı ve sağlığı üzerindeki etkileri incelendi. Kısaca "zorluk çıkaran" şeklinde tanımlanan bu kişilerin, insanın biyolojik yaşlanmasına muhtemel etkilerinin de ölçüldüğü araştırmaya 2 binden fazla kişi katıldı. Katılımcıların son 6 ay içindeki sosyal ilişkileri kayda geçirildi. Araştırmaya katılanların DNA değişikliklerinin analizi için tükürük örneklerinin de dahil edildiği araştırmada, katılımcıların düzenli olarak etkileşimde bulundukları "her yeni rahatsız edici kişi için yaşlanma hızlarının yüzde 1,5 arttığı" saptandı. İnsanların yaklaşık yüzde 30'unun çevresinde "en az bir zorluk çıkaran" kişi bulunduğu tespit edilen araştırmada, "zorlu sosyal etkileşimlerin fiziksel sağlık üzerinde olumsuz bir etkiye ve daha hızlı yaşlanmaya" yol açabileceği vurgulandı. - İnsan hayatında "kronik stres faktörü" Araştırmanın baş yazarı ve New York Üniversitesi'nde sosyoloji alanında yardımcı doçent olan Byungkyu Lee, açıklamasında, "Gözlemlediğimiz şey, sorun çıkaran kişilere sahip olmak ile yaşlanma hızı arasında bir tür ilişki." ifadesini kullandı. Lee, araştırma sonuçları doğrultusunda, daha az olumlu ilişkilerin "kronik stres faktörleri olarak işlev görebileceği, bu nedenle çevrede bu kişilerin varlığının insan hayatını gerçekten zorlaştırabildiğinin" ortaya çıktığını belirtti.

Günde 8 saatten fazla kulaklık takmak hormonları bozuyor! Haber

Günde 8 saatten fazla kulaklık takmak hormonları bozuyor!

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, son yıllarda sıkça gündeme gelen "endokrin bozucu" maddeler, hormon sistemi üzerindeki olası etkileri nedeniyle bilim dünyasında yakından takip ediliyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. İdris Kuzu, bazı kulaklıkların içeriğinde "Bisfenol A" ve "Bisfenol S" bulunabildiğini anlatarak, bunların endokrin bozucu olarak nitelendirilen maddeler olduğunu belirtti. Söz konusu maddelerin kulaklıklar dışında da kulaklıklarda da kullanıldığını kaydeden Kuzu, bunun dışında birçok plastik ürünü sağlamlaştırmak için de tercih edildiğini aktardı. Kuzu, plastik su şişeleri, konserve kutuları, diş dolguları, oyuncak bebekler, gözlük çerçeveleri ve birçok alanda endokrin bozucuların kullanıldığına işaret ederek, "Bunların temas süresi, endokrin bozucu olması açısından önemli. Mesela kulaklık açısından örnek verelim. Eğer kulaklığı günde 8 saatten fazla ya da her gün 8 saat kullanıyorsak bu endokrin bozucunun gerçekten zarar verme olasılığını oldukça artırmış oluruz. Ama kısa süreli kullanımlarda tabii ki bu etkiyi çok uzun yıllar içinde değerlendirmek gerekir, ne olacağını zaman gösterebilir." ifadelerini kullandı. Bisfenol A ve Bisfenol S'nin, östrojen benzeri etki gösterip östrojen reseptörlerine bağlandığına dikkati çeken Kuzu, bu maddelerin, çocuklarda erken ergenliğe yol açabileceğini belirtti. - Çocuklarda erken ergenlik riski Kuzu, kadınlarda meme kanseri riski gibi östrojenle ilişkili hastalık risklerinin artmasına sebep olabileceğini aktararak, şöyle devam etti: "Erkeklerde sperm kalitesinde düşüş, testosteron azalması, meme dokusu büyümesi (jinekomasti) gibi feminizan bulgular ortaya çıkabilir. Testosteronu ise bu endokrin bozucular, östrojenle hiç alakası olmadan doğrudan baskılıyor olabilir. Doğrudan baskılayarak libido düşüklüğü, kas kaybı, kısırlık yani infertilite gibi durumlara yol açabilir." Söz konusu maddelerin tiroid hormonlarını etkileyebileceğine anlatan Kuzu, "Tiroid reseptörlerine bağlanıp tiroid fonksiyonlarını yavaşlatabilir. Sonuçta tiroid tembelliğine yol açabilir. Aynı zamanda insülinin glukoz metabolizması üzerindeki etkilerini bozabilir. Bu da insülin direncine, kilo alımına ve diyabet hastalığı riskinin artmasına neden olabilir." değerlendirmesini yaptı. Kuzu, kortizolün aşırı salınmasına neden olarak anksiyete ve uyku bozuklukları gibi durumların ortaya çıkabileceğine dikkati çekerek, bu konuda insan üzerinde yapılmış çok güçlü ve kesin çalışmaların sınırlı olduğunu, ancak hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda söz konusu olumsuz etkilerin görüldüğünü aktardı. Bu tür ürünlerde kullanım süresinin ve maruziyet süresinin önemli olduğunu vurgulayan Kuzu, şunları kaydetti: "Özellikle içeriğinde BPA ya da BPS bulunan ürünlere dikkat edilmeli. Bu maddeleri içeren kulaklıklar takıldığında terlemeyle birlikte bunlar ciltten emilerek olumsuz etkilerinin daha sık görülebileceği düşünülmektedir. Ancak her gün çok kısa süreli kullanımlarda ciddi bir sorun olmayacaktır ancak her gün uzun süreli kullanılıyorsa, bu tür endokrin bozucular birçok hormonu etkileyebilir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.