SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iran

BRS Haber - Iran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Savaşlar yatırımları Türkiye’ye çevirdi Haber

Savaşlar yatırımları Türkiye’ye çevirdi

İran, İsrail ve Amerika arasında yaşanan savaş, Türkiye'nin Orta Doğu'da yaşananlara rağmen ne kadar güvenli olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirten Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Çünkü geçmişte Rusya-Ukrayna savaşı sırasında da o ülkelerin vatandaşlarının ülkemize yatırım yaptığını ve Türkiye’yi güvenli liman olarak seçtiğini gördük. Türkiye’de yabancılara yapılan konut satışlarında en çok yatırım yapan ülkelerden ikisi Rusya ve Ukrayna olmuştu. Şimdi ise İran’daki savaşın etkisiyle, oradaki vatandaşların da Türkiye’yi güvenli bir liman olarak görmeye başladığı düşünülmektedir. Bu durum, yatırımların Türkiye’ye kaymasına neden olacaktır" dedi. Türkiye'den 2025 yılında yurt dışına oldukça fazla yatırım çıkışı olduğunu hatırlatan Aydemir, "Resmî rakamlara göre bu tutar 3 milyar doların üzerine çıktı. Özellikle Dubai, Kıbrıs ve bazı ülkelerde gayrimenkul yatırımı yapan çok sayıda vatandaşımız vardı. Ancak yaklaşık 12-13 gündür devam eden bu savaş, Türkiye’nin ne kadar güvenli bir liman olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Nasıl ki Rusya-Ukrayna savaşında o ülkelerin vatandaşları Antalya ve İstanbul’a gelip yatırım yaparak buralara yerleştilerse, aynı şekilde İran vatandaşlarının da ülkemize gelmesi sektörümüz açısından yabancıya satışta parlak bir yılın habercisi olabilir" diye konuştu. Son zamanlarda vatandaşların 'Yurt dışına yatırım yaptık, bu yatırımlarımız ne olacak?' diye serzenişlerinin olduğunu belirten Özkan, "Dubai’de yaşanan belirsizlikler, Kıbrıs’ın özellikle Güney tarafındaki sorunlar ve savaşın nereye evrileceğinin bilinmemesi, yatırım yapan vatandaşlarımızı endişelendirmektedir. Ancak yine ifade etmek isterim ki ülkemiz bu konuda birçok ülkenin önündedir. Türkiye, yatırım açısından güvenli bir limandır. Bu nedenle yatırımcılarımızın tekrar kendi ülkelerine dönerek yatırımlarını Türkiye’de değerlendirmelerini tavsiye ediyorum" dedi.

Güvenlik kaynakları: Türkiye savaşın tarafı değildir Haber

Güvenlik kaynakları: Türkiye savaşın tarafı değildir

İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildi. Güvenlik kaynaklarından konuya ilişkin yapılan açıklamada, bölgede son günlerde yaşanan gelişmelerin, küresel ve bölgesel güvenlik dengelerinin ne kadar hassas bir noktada bulunduğunu bir kez daha gösterdiği belirtildi. "FÜZELER FARKLI BİR PATERNE SAHİP" Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn, Umman, Katar ve Lübnan'ın yoğun saldırılara uğrayarak çatışmanın birer cephesi haline geldiğinin altını çizen güvenlik kaynakları, Türkiye'ye İran'dan atılan füzelerin bu ülkelere yapılan saldırılardan farklı bir paterne sahip olduğunu belirtti. Diğer ülkelerde olduğu gibi bir saldırı yoğunluğu olmadığını kaydeden kaynaklar, herhangi bir can ve mal kaybının olmadığını, üç füzenin de hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini söyledi. "TÜRKİYE, ÇATIŞMANIN İÇİNE ÇEKİLMEMEK İÇİN İHTİYATLİDIR" Buradan hareketle Türkiye'nin konu hakkındaki pozisyonuna dikkati çeken kaynaklar, "Türkiye savaşın tarafı değildir ve çatışmanın içine çekilmemek için ihtiyatlıdır. Türkiye, bölgede yeni gerilim hatları oluşmaması için sorumluluk bilinciyle hareket etmekte ve bütün taraflara bunu iletmektedir. İran tarafına söz konusu saldırıya ilişkin sorumluların derhâl tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması konusunda net mesaj iletilmiştir." dedi. "TÜRKİYE MİLLİ GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN GEREKLİ CAYDIRICI GÜCE SAHİPTİR" Türkiye'nin ihtiyatlı tavrının sınırsız tolerans anlamına gelmemesi gerektiğini vurgulayan kaynaklar, "Türkiye milli güvenliğini sağlamak için gerekli caydırıcı güce sahiptir ve yeri geldiğinde kendi belirlediği şekilde mukabele/yaptırım niteliğindeki tedbirleri almaktan çekinmeyecektir." ifadelerini kullandı Kaynaklar, füzelerin NATO hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirilmesinin, Türkiye’nin hava sahasının korunması ve müttefik koordinasyonunun etkinliği açısından kritik bir örnek teşkil ettiğini söyledi. "TÜRKİYE BARIŞIN ANAHTARINI DİPLOMASİDE GÖRMEYE DEVAM EDECEK" Türkiye'nin, bu süreçte güvenlik tedbirlerini en üst düzeyde sürdürürken aynı zamanda gerilimin daha da tırmanmaması için diplomasi kanallarını da aktif biçimde işletmeye devam ettiğini belirten kaynaklar, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü yoğun lider diplomasisi, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi açısından belirleyici bir rol oynamaktadır." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın lider diplomasisinin, Türkiye'nin kriz anında yalnızca kendi güvenliğini değil, bölgesel istikrarı da gözeten sorumlu devlet refleksinin en güçlü göstergelerinden biri olmaya devam ettiğini aktaran kaynaklar, Türkiye'nin, güvenliğini sağlarken aynı zamanda barışın anahtarını diplomasi ve diyalogda görmeye devam edeceğini vurguladı. "MEZHEPÇİLİK TUZAĞINA KARŞI DİKKAT EDİLMESİ ÖNEMLİDİR" Mezhepçilik tuzağına karşı dikkat edilmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: Bölgede yaşanan gerilimlerin iç kamuoyunda ve özellikle sosyal medyada mezhep temelli bir tartışmaya dönüştürülmesi, Türkiye’nin huzuruna ve bölgesel istikrara zarar verebilecek tehlikeli bir tuzaktır. Türkiye, dış politikada olduğu gibi kamuoyunda yürütülen tartışmalarda da mezhepçi söylemlerden uzak durulması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle kamuoyunda yapılan değerlendirmelerde sorumlu ve birleştirici bir dilin benimsenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte dijital mecralarda dolaşıma sokulan manipülatif içeriklere karşı da gerekli adımlar atılmaktadır. Kamuoyunda panik ve bilgi kirliliği oluşturmayı amaçlayan dezenformasyon faaliyetleri ilgili kurumlar tarafından yakından takip edilmekte ve gerekli adımlar atılmaktadır.

İran'dan ateşlenen füzenin parçası Hatay'a düştü Haber

İran'dan ateşlenen füzenin parçası Hatay'a düştü

Sabah saatlerinde Hatay'ın Dörtyol ilçesine havadan cisim düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden ekipler çevrede önlem alarak çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda cismin balistik mühimmat parçası olduğu ortaya çıktı. Milli Savunma Bakanlığı da ilerleyen saatlerde konuyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Hürmüz Boğazı kapatıldı! Körfez ülkeleri ihracat yolu için alternatif arıyor Haber

Hürmüz Boğazı kapatıldı! Körfez ülkeleri ihracat yolu için alternatif arıyor

İran'ın Körfez ülkelerindeki ABD askeri üslerini de hedef alan misillemeleriyle çatışmalar dördüncü gününe girerken Tahran'dan, enerji piyasalarını doğrudan etkileyen kritik bir adım geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, 2 Mart gecesi İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerine izin verilmeyeceğini, geçmeye çalışan gemilerin hedef alınacağını duyurdu. Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, küresel enerji piyasaları açısından en kritik sonuç olarak öne çıktı. Bu gelişmeyle birlikte günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün uluslararası piyasalara ulaşamadığı değerlendiriliyor. Bu durum, bölgedeki ihracatçı ülkeleri hızla alternatif ihracat rota arayışına yöneltti. ALTERNATİFLER SINIRLI Uluslararası Enerji Ajansı verilerinden derlenen bilgilere göre, geçen yıl Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevkiyatı yapıldı. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'ine karşılık geldi. Sevkiyatların yüzde 80'i Asya pazarına gitti. Geçen yıl Hürmüz Boğazı üzerinden en fazla ham petrol ve petrol ürünü ihraç eden ülke Suudi Arabistan oldu. Ülke, günlük 5 milyon 430 bin varil ham petrol ve 800 bin varil petrol ürünü sevk etti. Bunu günlük 3 milyon 320 bin varil ham petrol ve 310 bin varil petrol ürünü ihracatıyla Irak izledi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) günlük 2 milyon 20 bin varil ham petrol ve 1 milyon 220 bin varil petrol ürünü, İran günlük 1 milyon 690 bin varil ham petrol ve 720 bin varil petrol ürünü, Kuveyt günlük 1 milyon 400 bin varil ham petrol ve 970 bin varil petrol ürünü, Katar günlük 730 bin varil ham petrol ve 690 bin varil petrol ürünü ihraç etti. Suudi Arabistan-Kuveyt tarafsız bölgesinden günlük 350 bin varil ham petrol ihraç edilirken Bahreyn günlük 210 bin varil petrol ürünü sevk etti. Irak, İran, Kuveyt, Katar ve Bahreyn ihracatlarının neredeyse tamamını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirirken yalnızca Suudi Arabistan ve BAE'nin alternatif güzergaha sahip olduğu biliniyor. Suudi Arabistan'ın doğusundaki Abkayk tesislerini Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na bağlayan Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'nın (Petroline) kapasitesi günlük 5 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Kapasitenin günlük 7 milyon varile artırıldığı bildirilse de sürdürülebilir akışların henüz test edilmediği, yıl başlarında yalnızca 2 milyon varillik kısmının kullanıldığı ifade ediliyor. BAE'de ise Habshan kara tesislerinden Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyra Limanı'na uzanan Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı'nın (ADCOP) günlük 1,5-1,8 milyon varil kapasiteye sahip olduğu biliniyor. Ancak kullanılabilir kapasitenin günlük 700 bin varil olduğu değerlendiriliyor. İran'ın Buşehr eyaletindeki Gore petrol terminalinden Umman Körfezi kıyısındaki Cask Limanı'na ham petrol taşımak amacıyla 2021'de devreye aldığı Gore-Cask Boru Hattı ise fiilen işletmeye geçmediği için kullanılabilir bir ihracat seçeneği olarak görülmüyor. Bunlar dikkate alındığında, Hürmüz Boğazı'na alternatif sunan hatların toplam kapasitesinin günlük 3,5-5,5 milyon varil seviyesinde kaldığı hesaplanıyor. Körfez ülkelerinin alternatif arayışında Mısır da devreye girdi. Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Kerim Bedevi, günlük 2,5 milyon varil kapasiteye sahip Süveyş-Akdeniz Boru Hattı (SUMED) aracılığıyla Suudi Arabistan ham petrolünün Kızıldeniz'den Akdeniz'e taşınmasına yardım etmeye hazır olduklarını belirtti. LNG'DE TARİHİ DARBOĞAZ Öte yandan, geçen yıl Hürmüz Boğazı'ndan 112 milyar metreküpten fazla LNG ihracatı yapıldı. Bu miktar, küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine denk geldi. Sevkiyatların yaklaşık yüzde 90'ı Asya pazarına gitti. Dünyanın ikinci en büyük LNG ihracatçısı Katar'ın 112 milyar metreküplük ihracatının yaklaşık yüzde 93'ü, BAE'nin ise 7 milyar metreküplük ihracatının yüzde 96'sı Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Kuveyt'e yapılan teslimatlar ve Dolphin boru hattı üzerinden Umman'a iletilen doğalgaz dışında, bu hacmin küresel piyasalara ulaştırılmasında mevcut LNG sıvılaştırma tesisleri dışında başka bir alternatif bulunmuyor. PETROLDE ALTERNATİF VAR GAZDA ÇIKIŞ YOLU YOK Dubai merkezi enerji danışmanlık şirketi Qamar Energy'nin Üst Yöneticisi (CEO) Robin Mills, petrol ticaretinde Suudi Arabistan ve BAE'deki boru hatları olmak üzere Hürmüz Boğazı'na alternatif yalnızca iki ana güzergah bulunduğunu söyledi. Kızıldeniz hattındaki risklere dikkati çeken Mills, "Kızıldeniz'in güneyindeki Husi tehdidi nedeniyle lojistik kısıtlamalar bulunmakta. Buna rağmen Suudi Arabistan, ihracatını Yenbu'ya kaydırmaya hazırlanıyor." dedi. Mills, LNG ticaretine ilişkin de "Doğalgaz için ise şu anda hiçbir alternatif güzergah mevcut değil." ifadesini kullandı. "ALTERNATİF HÜRMÜZ'ÜN YERİNE GEÇMEZ" Katar merkezli düşünce kuruluşu Orta Doğu Küresel İlişkiler Konseyi Kıdemli Araştırmacısı Justin Dargin de kısa vadede önemli miktarda ek hacimleri absorbe edebilecek, büyük ölçekli ve hemen uygulanabilir alternatiflerin bulunmadığını söyledi. Dargin, Hürmüz Boğazı'ndan genellikle günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün geçtiğini belirterek, "Suudi ve Emirlik baypas sistemleri tam kapasite çalışsa bile günlük yalnızca 6-6,5 milyon varili telafi edilebilir. Bu da 10 milyon varilin üzerinde bir hacmin açıkta kalması anlamına gelir. Pratikte bu alternatifler şoku yumuşatabilir ancak tamamen ortadan kaldıramaz. Bu güzergahlar Hürmüz'ün yerine geçmez, sadece şokları sönümler." değerlendirmesinde bulundu. LNG tarafında ise Katar için uzun süreli bir aksamanın kritik olduğunu kaydeden Dargin, "Kısa süreli bir kesinti dahi, Katar'ın LNG ihracatını durdurması ve bunun fiyatlara anında yansımasında gördüğümüz gibi, küresel gaz piyasalarında hızla yankı bulur." dedi. ALTERNATİFLER DE TEHDİT ALTINDA MEES Yayın Yönetmeni Jamie Ingram da Suudi Arabistan'ın Ras Tanura tesisinden bazı ham petrol sevkiyatlarını Yenbu'ya yönlendirebileceğini ancak Yenbu çıkışlarının genellikle 1,2 milyon varil seviyesinde kaldığını söyledi. Ingram, Aramco'nun bu miktarı 2-3 milyon varile çıkarabilse de bunun sistem üzerinde baskı yaratacağını belirterek, şunları kaydetti: Başlıca kısıtlar, Aramco'nun zaten boru hattı üzerinden Kızıldeniz'deki rafinerilere ve enerji santrallerine ham petrol tedarik etmesi nedeniyle görünenin aksine fazla kapasite bulunmaması. Ayrıca Yenbu'daki depolama kapasitesi sınırlı olduğu için Aramco tüm ham petrol çeşitlerini bu tesislerden gönderemiyor. Söz konusu hatlara ilişkin risklere de değinen Ingram, "En büyük risk, durum daha da kötüleşirse boru hattının kendisinin saldırılara açık olması. Yenbu'dan Asya'ya yapılacak herhangi bir sevkiyat Bab el-Mandeb Boğazı'ndan geçmek zorunda ve bazı şirketler bununla ilgili endişelerini koruyor. İran'ın düzenlediği saldırı sonrası BAE'nin Fuceyra üzerinden alternatif hattı da artık tehdit altında." uyarısında bulundu.

“Erdoğan’a bir şey olursa…” Davutoğlu’ndan gündem yaratan sözler Haber

“Erdoğan’a bir şey olursa…” Davutoğlu’ndan gündem yaratan sözler

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İran ile ABD-İsrail savaşı hakkında açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, savaşın İran'da durmayacağını ifade etti. "Normalde ABD bize haber vermeliydi, vermedi; ama füze atılsa, nükleer silah kullanılsa ben etkileneceğim. Türkiye de, İran'a ABD-İsrail saldırısında bir sürprize uyandı. Üsleri kullanmak için, İran'a tavır için Türkiye'ye de baskı gelebilir" şeklinde konuştu. "İSRAİL SÜRECE KARŞI HAREKETTE BULUNABİLİR" T24'ün sorularını yanıtlayan Davutoğlu, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak raporu için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a "Ramazanı bekleme, bitir bu işi" sözleri ile seslendi. Süreç için yasal düzenlemelerin hemen çıkması gerektiğini söyleyen Davutoğlu, "Kürt meselesinin çözülmesi lazım. Bakın o kadar üzülüyorum ki. Doğru başlayan bir süreç. Sonucunda bir rapor çıktı, hiçbir derinliği yok. Bu metin için mi altı ay beklendi? Suriye’de güzel bir anlaşma oldu, ilerleyin ve bitirin. Ben 2013’ten biliyorum. İyi giden bir süreç Suriye’deki karışıklık nedeniyle bozuldu. Ben bir şeyi hesaplarken karşı tarafın kimliği üzerinden düşünürüm" dedi. Davutoğlu, sürece karşı İsrail'in harekette bulunabileceğini ifade etti: "Ne yapar İsrail? Bölgede oynayabilecekleri en bereketli kart Kürt kartı. İsrail ne yapabilir? Buradaki çözüm sürecine karşı harekette bulunulabilir. Terör olayı bu süreci bitirir. Bunu Mossad (İsrail istihbarat servisi) yapar, hiçbir şey yokmuş gibi davranır. Yasal düzenlemeler geciktikçe gündem değişiyor, şimdi gündem savaşın nereye gideceği." "CUMHURBAŞKANI'NI SAVUNURUM" İran dini lideri Hamaney'in öldürülmesine ilişkin de konuşan Davutoğlu, "Kara harekâtı olmadan İran'da rejim değişmez, ABD ordusu o derinlikte kaybolur. Kara harekâtı olursa İran'da iç savaş başlar, her yeri sarsar. Hamaney öldürüldüğünde ABD rejim değişikliği konseptini yok etti. Sayın Erdoğan'a bir suikast olsun, kanımın son damlasına kadar Sayın Cumhurbaşkanı'nı savunurum. Dini lideri öldürürseniz, hangi İranlı sokağa çıkıp da 'Rejim değişikliği istiyorum' diyebilir, onu boğarlar" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.