SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hürmüz Boğazı

BRS Haber - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir zam daha geliyor! Haber

Bir zam daha geliyor!

ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilim enerji piyasalarını sarsarken, küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'de akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansıyor. Sektör kaynaklarına göre, motorine yüksek oranlı bir artış bekleniyor. PETROL KRİZİ GİDEREK BÜYÜYOR Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz ve bölgedeki çatışmalar, dünya petrol arzının önemli bir bölümünü etkiledi. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun geçtiği boğazdaki aksama, arz zincirini sekteye uğratırken fiyatları yukarı çekti. Petrol işleme tesislerine yönelik saldırılar da bu yükselişi hızlandırdı. Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıtı değil, gıdadan plastiğe kadar birçok ürünü etkileyen geniş bir maliyet baskısı oluşturdu. Bu durum, küresel enflasyon üzerinde de yeni bir risk unsuru olarak öne çıktı. MOTORİNE TARİHİ ZAM Akaryakıt ürünlerinden motorine 5,73 lira zam yapılması bekleniyor. Zam henüz kesinleşmese de, Cuma gününden itibaren pompa fiyatlarına yansıması öngörülüyor. Beklenen artışın ardından motorinin litre fiyatının İstanbul'da 71,64 liraya, Ankara'da 72,76 liraya, İzmir'de 73,04 liraya ve Doğu illerinde 74,44 liraya kadar yükselmesi bekleniyor. EŞEL MOBİL SİSTEMİ DEVRE DIŞI KALDI Akaryakıt fiyatlarındaki artışları sınırlamak amacıyla uygulanan eşel mobil sistemi, ÖTV üzerinden yapılan indirimlerle zamları dengelemeyi hedefliyordu. Ancak motorinde vergi marjının sıfırlanmasıyla sistem devre dışı kaldı. Bu gelişme, bundan sonraki fiyat artışlarının doğrudan tüketiciye yansıyacağı anlamına geliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de sistemin bütçe üzerindeki yüküne dikkat çekerek uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

Savaş sürerken Hürmüz Boğazı'ndan ilk geçiş Türk gemisinden Haber

Savaş sürerken Hürmüz Boğazı'ndan ilk geçiş Türk gemisinden

Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu basın mensuplarıyla bir araya geldiği iftar programında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD'de ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın karşılık vermesi sonucunda önce İran seferlerini azalttıklarını belirten Uraloğlu, mevcut durumda İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'ye uçuşların durdurulduğunu söyledi. "AZERBAYCAN'IN 2 UÇAĞI IĞDIR'A İNDİ" Uraloğlu, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn uçuşlarının ise günlük olarak iptal edildiğini dile getirerek, "En rahat kullandığımız Riyad, Cidde, Medine ve Maskat havalimanları oldu, oraları daha aktif kullanabildik. Bu süreçte yine Nahçıvan'daki havalimanına yapılan dronlu saldırı sonucunda Azerbaycan'ın iki uçağı Iğdır'a indi. Oradan da onları sağ salimen Nahçıvan'a göndermiş olduk." ifadesini kullandı. Bakan Uraloğlu, gerek Türk vatandaşlarının gerekse diğer ülke vatandaşlarının ülkelerine dönebilmeleri için özellikle Umman'dan ek seferler koyduklarını belirterek, "Muhatabım Bakan ile görüşerek ek seferler koyduk, o devam ediyor." dedi. Doğrudan transit geçişler noktasında bazı uçuşların diğer ülkelere yönlendirildiğini ifade eden Uraloğlu, Dışişleri Bakanlığı ile koordineli olarak olağanı etkileyecek bir sonucun doğmasına müsaade etmediklerini söyledi. "İRAN'DA 2 UÇAĞIMIZ KALDI" Uraloğlu, Türkiye'nin İran'da 2 uçağının kaldığını belirterek, "Bir tanesi Türk Hava Yolları, bir tanesi de Pegasus. Esasında 12 Gün Savaşı'nda 10 civarında uçağımız kalmıştı. Şimdi bu gerginlik artınca orada da süreci yönetmeye gayret ettik. Bir uçak da Irak'ta kalmış durumda. Personelleri sağ salimen getirildi, herhangi bir problem yok. İlk fırsatta uçakları da oralardan alacağız." diye konuştu. Bakan Uraloğlu, uçuş iptalleri noktasında hava yolu şirketlerinin farklı öngörüleri olduğunu dile getirerek, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Dışişleri Bakanlığı ile bu süreçleri organize ettiklerini, kara yolu trafiğini İran yerine Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan güzergahına yönlendirdiklerini ve ilgili ülkelerle de bunu koordine ettiklerini söyledi. "HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN TÜRK SAHİPLİ İLK GEMİ GEÇTİ" Hürmüz Boğazı'nın sıkıntılı bir süreç yaşadığına işaret eden Uraloğlu, şöyle konuştu: "Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Türk sahipli gemilerle Ana Arama Kurtarma Merkezimiz ile sürekli irtibat halindeyiz. Hürmüz Boğazı'nın dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini biliyorsunuz. Gemilerin sayısına bakarsak 14 Türk sahipli gemi hala orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 gemi halihazırda Hürmüz Boğazı'nda. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada bekleme konumunda. Hürmüz Boğazı'nda 15 gemimiz vardı, bir tanesini İran makamlarından İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok." HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA NELER YAŞANIYOR? İran-ABD/İsrail geriliminin tırmandığı savaş sürecinde Hürmüz Boğazı çevresinde birkaç kritik gelişme yaşandı. Boğaz tamamen kapanmadı ancak bölgede askeri hareketlilik ve tehditler arttı. İRAN'DAN HÜRMÜZ BOĞAZI TEHDİDİ İranlı askeri yetkililer, ABD ve İsrail saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'nın kapatılabileceği yönünde açıklamalar yaptı. İran, kendisine yönelik saldırıların sürmesi halinde enerji sevkiyatını hedef alabileceğini ima etti. ABD DONANMASI BÖLGEDE GÜÇ ARTIRDI Gerilimin artması üzerine ABD, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresine ek savaş gemileri ve savaş uçakları gönderdi. Amaç, petrol tankerlerinin geçiş güvenliğini sağlamak ve olası bir İran müdahalesini engellemek olarak açıklandı. TANKER VE TİCARET GEMİLERİ ALARM DURUMUNA GEÇTİ Savaşın ilk günlerinde birçok petrol şirketi ve tanker operatörü boğazdan geçişleri yavaşlattı veya rotalarını değiştirdi. Bazı ticari gemiler güvenlik gerekçesiyle bölgede beklemeyi tercih etti. FÜZE VE İHA GERİLİMİ Bölgedeki askeri kaynaklar, İran'ın kıyı bölgelerinde füze ve İHA sistemlerini yüksek alarm seviyesine geçirdiğini bildirdi. Bu durum tanker trafiği ve uluslararası ticaret için risk oluşturdu. BOĞAZ TAMAMEN KAPANMADI Tüm gerilime rağmen Hürmüz Boğazı tamamen kapatılmadı ve tanker trafiği devam etti. Ancak enerji piyasaları gelişmeleri yakından takip etti ve petrol fiyatlarında dalgalanmalar yaşandı.

Trump'ın açıklaması piyasaları sarstı: Petrol çakıldı, altın yükseldi Haber

Trump'ın açıklaması piyasaları sarstı: Petrol çakıldı, altın yükseldi

ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu'daki savaşın yakında sona erebileceğini ima eden açıklamaları ve petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüş, küresel piyasalarda altın fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesine neden oldu. Zayıflayan dolar ve düşen enerji maliyetleri de altındaki yükselişi destekleyen faktörler arasında yer aldı. ONS ALTIN VE GRAM ALTIN YÜKSELDİ Spot altın, salı günü erken işlemlerde yüzde 0,5 artarak ons başına 5 bin 164 dolara yükseldi. ABD'de nisan vadeli altın kontratları ise yüzde 1,7 artışla 5 bin 188,70 dolar seviyesine çıktı. Ons altındaki yükseliş, iç piyasada da fiyatlara yansıdı. Gram altın yüzde 0,6 artışla 7 bin 320 lira seviyesinde işlem görmeye başladı. Dolar endeksinin yüzde 0,4 gerilemesi de altına olan talebi artırdı. Doların değer kaybetmesi, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için altını daha ucuz hale getirerek talebi destekledi. PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞ ALTINI DESTEKLEDİ OANDA kıdemli piyasa analisti Kelvin Wong, altın fiyatlarındaki yükselişin Trump'ın açıklamalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Wong'a göre Trump'ın Orta Doğu'daki gerilimin azalabileceğine yönelik mesajları, petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüşle birlikte enflasyon beklentilerinin de yumuşayabileceğine işaret ediyor. Trump'ın savaşın yakında sona erebileceğini söylemesinin ardından petrol fiyatları yüzde 10'dan fazla geriledi. Bu düşüş, küresel petrol arzında uzun süreli kesinti yaşanacağı yönündeki endişeleri geçici olarak azalttı. HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİ ENERJİ PİYASALARINI ETKİLEDİ Öte yandan Trump, İran'ın tanker trafiğini dünyadaki petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda engellemeye çalışması durumunda ABD'nin saldırılarının hızla artabileceği uyarısında bulundu. Savaş nedeniyle boğazdaki deniz trafiği büyük ölçüde durma noktasına geldi. Bir haftadan uzun süredir çok sayıda tanker bölgede mahsur kalırken, depolama kapasitesinin dolması nedeniyle bazı üreticiler üretimi geçici olarak durdurmak zorunda kaldı. Bu gelişmeler enerji fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açtı. FED KARARLARI VE ENFLASYON VERİLERİ BEKLENİYOR Altın fiyatları hafta başında yükselen enerji maliyetlerinin enflasyon endişelerini artırması ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimi ihtimalini zayıflatması nedeniyle gerilemişti. CME Group'un FedWatch verilerine göre yatırımcılar, Fed'in 18 Mart'ta sona erecek toplantısında faizleri sabit bırakmasını bekliyor. Altın genellikle enflasyona karşı korunma aracı olarak görülse de faizlerin düşük olması, faiz getirisi olmayan altının elde tutulma maliyetini azaltarak fiyatları destekliyor. Piyasalar şimdi ABD'de çarşamba günü açıklanacak Şubat ayı tüketici enflasyonu (CPI) verisi ile cuma günü açıklanacak ve Fed'in yakından takip ettiği PCE enflasyon göstergesini bekliyor. DİĞER DEĞERLİ METALLERDE DE YÜKSELİŞ Altındaki yükseliş diğer değerli metallere de yansıdı. Spot gümüş yüzde 3 artışla 89,60 dolara yükselirken, platin yüzde 1,2 artarak 2.208,16 dolara çıktı. Paladyum ise yüzde 0,2 artışla 1.693,84 dolar seviyesine ulaştı.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinde son durum Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinde son durum

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından bölgedeki güvenlik riskleri deniz ticaretini de doğrudan etkiledi. İranlı yetkililerin boğazı geçmeye çalışan gemilere saldırı uyarısında bulunması, dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği büyük ölçüde azalttı. UK Maritime Trade Operations (UKMTO), boğazdaki güvenlik seviyesini en üst risk kategorisi olan "kritik" seviyesine yükseltirken, sigorta şirketleri de bölgedeki gemiler için savaş risk poliçelerini iptal etti. Gerçek zamanlı denizcilik takip sistemi Windward verilerine göre, boğazdan geçen gemi sayısı 2 Mart'ta 7'ye, 3 Mart'ta ise yalnızca 4'e düştü. Oysa tarihsel ortalamada boğazdan günlük yaklaşık 138 gemi geçiş yapıyordu. Böylece geçişler son günlerde yaklaşık yüzde 90 oranında azalmış oldu. Ayrıca MarineTraffic verileri, petrol tankerlerinin geçişinin de saldırılar öncesine kıyasla yaklaşık yüzde 90 gerilediğini ortaya koydu. NAKLİYE ŞİRKETLERİ ROTAYI DEĞİŞTİRDİ Bölgedeki riskler nedeniyle dünyanın önde gelen konteyner taşımacılığı şirketleri seferlerini askıya aldı veya alternatif güzergâhlara yönlendirdi. Almanya merkezli Hapag-Lloyd, Kızıldeniz üzerinden geçişleri Aralık 2023'ten bu yana durdurduklarını ve mevcut koşullar nedeniyle bu kararın sürdürüleceğini açıkladı. Fransız deniz taşımacılığı devi CMA CGM ise Körfez'de bulunan gemilerine güvenli limanlara sığınma talimatı verirken, Süveyş Kanalı geçişlerinin de geçici olarak askıya alındığını bildirdi. Danimarka merkezli küresel taşımacılık şirketi Maersk de Orta Doğu-Hindistan ile Akdeniz ve ABD'nin doğu kıyısı arasındaki seferlerin Babu'l Mendeb Boğazı ve Süveyş hattı yerine Afrika'nın güneyinden, Ümit Burnu çevresinden yapılacağını duyurdu. ÜMİT BURNU ROTASINDA YOĞUNLUK ARTTI Windward verilerine göre, Ümit Burnu'ndan geçen transit gemi sayısı 2 Mart'ta bir önceki güne göre yüzde 112 artarak 87'ye yükseldi. 3 Mart'ta ise günlük yüzde 8 artışla 94 gemiye ulaştı. Bölgedeki son 7 günlük ortalama transit gemi sayısı 69,7 olarak hesaplanırken, 3 Mart'taki geçişler ortalamanın yüzde 35 üzerine çıktı. Analizlere göre bu durum, deniz taşımacılığı şirketlerinin Körfez'deki güvenlik risklerinin azalmasını beklemek yerine daha uzun ancak daha güvenli rotalara yöneldiğini gösteriyor. TESLİMAT SÜRELERİ UZAYACAK, MALİYETLER ARTACAK Ancak Afrika'nın güneyinden dolaşan bu rota, ticaret açısından önemli dezavantajlar da getiriyor. Uzmanlara göre Ümit Burnu üzerinden yapılan seferler kargo teslim sürelerini yaklaşık 10 ila 20 gün uzatıyor. Ayrıca daha uzun mesafe nedeniyle yakıt tüketiminin artması ve gemilerin daha uzun süre denizde kalması, küresel taşımacılık maliyetlerini de yukarı çekiyor. KÜRESEL PETROL VE LNG AKIŞI RİSK ALTINDA Basra Körfezi'nin çıkışında bulunan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu petrol ve LNG üretiminin dünya pazarlarına ulaştığı en kritik geçiş noktalarından biri. S&P Global verilerine göre küresel petrol tedarikinin yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyor. Günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrolün önemli bölümü Asya ülkelerine ulaşıyor. Boğazdan taşınan petrolün en büyük alıcısı günde yaklaşık 5,3 milyon varille Çin olurken, bunu Hindistan, Japonya ve Güney Kore izliyor. İhracat tarafında ise en büyük paya sahip ülke günlük 5,1 milyon varille Suudi Arabistan. Onu Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, İran ve Kuveyt takip ediyor. PETROL ÜRETİMİ VE LNG ARZI BASKI ALTINDA Boğazdaki kriz, üretim tarafında da etkisini göstermeye başladı. Irak Petrol Bakanlığı, tanker trafiğinin durması ve depoların dolması nedeniyle Rumeyle sahasında üretimi durdurma kararı aldı. Enerji analistlerine göre Hürmüz Boğazı'ndaki aksama yaklaşık üç hafta sürerse petrol üreticileri depolama sorunları nedeniyle tesislerini kapatmak zorunda kalabilir. Öte yandan Katar'da Ras Laffan Sanayi Şehri'ndeki LNG tesisinin saldırı sonrası üretimi durdurması, küresel LNG piyasasında arz daralması endişelerini artırdı. Uzmanlara göre bu durum, Asya ile Avrupa arasında LNG tedariki için rekabeti daha da artırabilir ve özellikle Avrupa'nın gaz depolama planlarını zorlaştırabilir.

Hürmüz Boğazı kapatıldı! Körfez ülkeleri ihracat yolu için alternatif arıyor Haber

Hürmüz Boğazı kapatıldı! Körfez ülkeleri ihracat yolu için alternatif arıyor

İran'ın Körfez ülkelerindeki ABD askeri üslerini de hedef alan misillemeleriyle çatışmalar dördüncü gününe girerken Tahran'dan, enerji piyasalarını doğrudan etkileyen kritik bir adım geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, 2 Mart gecesi İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerine izin verilmeyeceğini, geçmeye çalışan gemilerin hedef alınacağını duyurdu. Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, küresel enerji piyasaları açısından en kritik sonuç olarak öne çıktı. Bu gelişmeyle birlikte günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün uluslararası piyasalara ulaşamadığı değerlendiriliyor. Bu durum, bölgedeki ihracatçı ülkeleri hızla alternatif ihracat rota arayışına yöneltti. ALTERNATİFLER SINIRLI Uluslararası Enerji Ajansı verilerinden derlenen bilgilere göre, geçen yıl Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevkiyatı yapıldı. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'ine karşılık geldi. Sevkiyatların yüzde 80'i Asya pazarına gitti. Geçen yıl Hürmüz Boğazı üzerinden en fazla ham petrol ve petrol ürünü ihraç eden ülke Suudi Arabistan oldu. Ülke, günlük 5 milyon 430 bin varil ham petrol ve 800 bin varil petrol ürünü sevk etti. Bunu günlük 3 milyon 320 bin varil ham petrol ve 310 bin varil petrol ürünü ihracatıyla Irak izledi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) günlük 2 milyon 20 bin varil ham petrol ve 1 milyon 220 bin varil petrol ürünü, İran günlük 1 milyon 690 bin varil ham petrol ve 720 bin varil petrol ürünü, Kuveyt günlük 1 milyon 400 bin varil ham petrol ve 970 bin varil petrol ürünü, Katar günlük 730 bin varil ham petrol ve 690 bin varil petrol ürünü ihraç etti. Suudi Arabistan-Kuveyt tarafsız bölgesinden günlük 350 bin varil ham petrol ihraç edilirken Bahreyn günlük 210 bin varil petrol ürünü sevk etti. Irak, İran, Kuveyt, Katar ve Bahreyn ihracatlarının neredeyse tamamını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirirken yalnızca Suudi Arabistan ve BAE'nin alternatif güzergaha sahip olduğu biliniyor. Suudi Arabistan'ın doğusundaki Abkayk tesislerini Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na bağlayan Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'nın (Petroline) kapasitesi günlük 5 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Kapasitenin günlük 7 milyon varile artırıldığı bildirilse de sürdürülebilir akışların henüz test edilmediği, yıl başlarında yalnızca 2 milyon varillik kısmının kullanıldığı ifade ediliyor. BAE'de ise Habshan kara tesislerinden Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyra Limanı'na uzanan Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı'nın (ADCOP) günlük 1,5-1,8 milyon varil kapasiteye sahip olduğu biliniyor. Ancak kullanılabilir kapasitenin günlük 700 bin varil olduğu değerlendiriliyor. İran'ın Buşehr eyaletindeki Gore petrol terminalinden Umman Körfezi kıyısındaki Cask Limanı'na ham petrol taşımak amacıyla 2021'de devreye aldığı Gore-Cask Boru Hattı ise fiilen işletmeye geçmediği için kullanılabilir bir ihracat seçeneği olarak görülmüyor. Bunlar dikkate alındığında, Hürmüz Boğazı'na alternatif sunan hatların toplam kapasitesinin günlük 3,5-5,5 milyon varil seviyesinde kaldığı hesaplanıyor. Körfez ülkelerinin alternatif arayışında Mısır da devreye girdi. Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Kerim Bedevi, günlük 2,5 milyon varil kapasiteye sahip Süveyş-Akdeniz Boru Hattı (SUMED) aracılığıyla Suudi Arabistan ham petrolünün Kızıldeniz'den Akdeniz'e taşınmasına yardım etmeye hazır olduklarını belirtti. LNG'DE TARİHİ DARBOĞAZ Öte yandan, geçen yıl Hürmüz Boğazı'ndan 112 milyar metreküpten fazla LNG ihracatı yapıldı. Bu miktar, küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine denk geldi. Sevkiyatların yaklaşık yüzde 90'ı Asya pazarına gitti. Dünyanın ikinci en büyük LNG ihracatçısı Katar'ın 112 milyar metreküplük ihracatının yaklaşık yüzde 93'ü, BAE'nin ise 7 milyar metreküplük ihracatının yüzde 96'sı Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Kuveyt'e yapılan teslimatlar ve Dolphin boru hattı üzerinden Umman'a iletilen doğalgaz dışında, bu hacmin küresel piyasalara ulaştırılmasında mevcut LNG sıvılaştırma tesisleri dışında başka bir alternatif bulunmuyor. PETROLDE ALTERNATİF VAR GAZDA ÇIKIŞ YOLU YOK Dubai merkezi enerji danışmanlık şirketi Qamar Energy'nin Üst Yöneticisi (CEO) Robin Mills, petrol ticaretinde Suudi Arabistan ve BAE'deki boru hatları olmak üzere Hürmüz Boğazı'na alternatif yalnızca iki ana güzergah bulunduğunu söyledi. Kızıldeniz hattındaki risklere dikkati çeken Mills, "Kızıldeniz'in güneyindeki Husi tehdidi nedeniyle lojistik kısıtlamalar bulunmakta. Buna rağmen Suudi Arabistan, ihracatını Yenbu'ya kaydırmaya hazırlanıyor." dedi. Mills, LNG ticaretine ilişkin de "Doğalgaz için ise şu anda hiçbir alternatif güzergah mevcut değil." ifadesini kullandı. "ALTERNATİF HÜRMÜZ'ÜN YERİNE GEÇMEZ" Katar merkezli düşünce kuruluşu Orta Doğu Küresel İlişkiler Konseyi Kıdemli Araştırmacısı Justin Dargin de kısa vadede önemli miktarda ek hacimleri absorbe edebilecek, büyük ölçekli ve hemen uygulanabilir alternatiflerin bulunmadığını söyledi. Dargin, Hürmüz Boğazı'ndan genellikle günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün geçtiğini belirterek, "Suudi ve Emirlik baypas sistemleri tam kapasite çalışsa bile günlük yalnızca 6-6,5 milyon varili telafi edilebilir. Bu da 10 milyon varilin üzerinde bir hacmin açıkta kalması anlamına gelir. Pratikte bu alternatifler şoku yumuşatabilir ancak tamamen ortadan kaldıramaz. Bu güzergahlar Hürmüz'ün yerine geçmez, sadece şokları sönümler." değerlendirmesinde bulundu. LNG tarafında ise Katar için uzun süreli bir aksamanın kritik olduğunu kaydeden Dargin, "Kısa süreli bir kesinti dahi, Katar'ın LNG ihracatını durdurması ve bunun fiyatlara anında yansımasında gördüğümüz gibi, küresel gaz piyasalarında hızla yankı bulur." dedi. ALTERNATİFLER DE TEHDİT ALTINDA MEES Yayın Yönetmeni Jamie Ingram da Suudi Arabistan'ın Ras Tanura tesisinden bazı ham petrol sevkiyatlarını Yenbu'ya yönlendirebileceğini ancak Yenbu çıkışlarının genellikle 1,2 milyon varil seviyesinde kaldığını söyledi. Ingram, Aramco'nun bu miktarı 2-3 milyon varile çıkarabilse de bunun sistem üzerinde baskı yaratacağını belirterek, şunları kaydetti: Başlıca kısıtlar, Aramco'nun zaten boru hattı üzerinden Kızıldeniz'deki rafinerilere ve enerji santrallerine ham petrol tedarik etmesi nedeniyle görünenin aksine fazla kapasite bulunmaması. Ayrıca Yenbu'daki depolama kapasitesi sınırlı olduğu için Aramco tüm ham petrol çeşitlerini bu tesislerden gönderemiyor. Söz konusu hatlara ilişkin risklere de değinen Ingram, "En büyük risk, durum daha da kötüleşirse boru hattının kendisinin saldırılara açık olması. Yenbu'dan Asya'ya yapılacak herhangi bir sevkiyat Bab el-Mandeb Boğazı'ndan geçmek zorunda ve bazı şirketler bununla ilgili endişelerini koruyor. İran'ın düzenlediği saldırı sonrası BAE'nin Fuceyra üzerinden alternatif hattı da artık tehdit altında." uyarısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.