Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdiklerini belirterek "Cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık." dedi. Erdoğan, "Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor" ifadelerini kullandı.
Haber Giriş Tarihi: 11.05.2026 16:12
Haber Güncellenme Tarihi: 11.05.2026 16:13
Kaynak:
Haber Global
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay'da 'Danıştay'ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni'nde konuştu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
Saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. İdari yargı gününüzü tebrik ediyorum. Bu önemli günün yargı camiası için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu çınarı büyütüp bugünlere getiren hukukçuları şükranla yad ediyorum.
Bütün yargı mensuplarımıza başarılar diliyorum. Vatandaşın hak arayışına nezaret eden, yol gösteren avukatlarımıza buradan saygılarımı gönderiyorum. İdari yargının yükünü omuzlayan adalet personeline de emekleri için teşekkür ediyorum.
Hukuk devletinin en genel tanımı bütün kurum ve organları ile devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulmasıdır. Kurumsal güvencelerin başında bağımsız ve tarafsız yargı organının varlığı gelmekte. Yargı organı içindeki idari yargı yolu kamu tasarrufu karşısında vatandaşın hakkını arayacağı güvenli bir limandır.
Yürüttüğü hukuka uygunluk denetimi ile Danıştay'ın mahkemelere yaptığı rehberlik önemini koruyor. Hukuk özü ve meşruiyetini evrensel niteliklerdeki bu değerlerden alıyor. Bireysel güvenlik ihtiyaçlarına cevap vermeden kolektif güvenliğe cevap vermenin imkanı yoktur. Devlet vatandaş arasındaki ilişkinin eşitler arası ilişki değildir. Adliye mahkemelerinden farklı olarak idari yargıda uyuşmazlığın bir tarafı devlettir, kamu uyuşmazlığıdır. Buradaki işleyiş çok kritik bir göstergedir.
Toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden, siyasetin vatandaşla göz hizasında temas kurduğu döneme eriştik.
"HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞA SON VERDİK"
Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik, cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık.
YENİ ANAYASA MESAJI
Türkiye kalkınacaksa, büyüyecekse, muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkacaksa bu ancak topyekün bir mücadele ile gerçekleşebilir. Başta Yassıada ve 12 Eylül olmak üzere yargı tarihimizin her bir safhasının iftihar tablolarıyla dolu olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Yakın dönem siyasi tarihimizde Danıştay’ın da hedef alındığı çeşitli provokasyonlara maruz kaldık. 17-25 Aralık’ta olduğu gibi yargı içine sızmış bir örgütün meşru hükümeti devirmeyi amaçlayan hain bir darbe girişimi yaşadık. Yargı yetkisi kullanılırken yorumda sınırların zorlandığı, hukuki mütalaa ile siyasi mülahaza arasındaki çizginin bulanık hale geldiği hadiselere tanık olduk. Bunların hepsi ve daha fazlası halen hafızalarımızdadır. Şu bir gerçektir ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının da yasamaya veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi yoktur.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni anayasa mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdiklerini belirterek "Cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık." dedi. Erdoğan, "Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay'da 'Danıştay'ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni'nde konuştu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
Saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. İdari yargı gününüzü tebrik ediyorum. Bu önemli günün yargı camiası için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu çınarı büyütüp bugünlere getiren hukukçuları şükranla yad ediyorum.
Bütün yargı mensuplarımıza başarılar diliyorum. Vatandaşın hak arayışına nezaret eden, yol gösteren avukatlarımıza buradan saygılarımı gönderiyorum. İdari yargının yükünü omuzlayan adalet personeline de emekleri için teşekkür ediyorum.
Hukuk devletinin en genel tanımı bütün kurum ve organları ile devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulmasıdır. Kurumsal güvencelerin başında bağımsız ve tarafsız yargı organının varlığı gelmekte. Yargı organı içindeki idari yargı yolu kamu tasarrufu karşısında vatandaşın hakkını arayacağı güvenli bir limandır.
Yürüttüğü hukuka uygunluk denetimi ile Danıştay'ın mahkemelere yaptığı rehberlik önemini koruyor. Hukuk özü ve meşruiyetini evrensel niteliklerdeki bu değerlerden alıyor. Bireysel güvenlik ihtiyaçlarına cevap vermeden kolektif güvenliğe cevap vermenin imkanı yoktur. Devlet vatandaş arasındaki ilişkinin eşitler arası ilişki değildir. Adliye mahkemelerinden farklı olarak idari yargıda uyuşmazlığın bir tarafı devlettir, kamu uyuşmazlığıdır. Buradaki işleyiş çok kritik bir göstergedir.
Toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden, siyasetin vatandaşla göz hizasında temas kurduğu döneme eriştik.
"HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞA SON VERDİK"
Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik, cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık.
YENİ ANAYASA MESAJI
Türkiye kalkınacaksa, büyüyecekse, muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkacaksa bu ancak topyekün bir mücadele ile gerçekleşebilir. Başta Yassıada ve 12 Eylül olmak üzere yargı tarihimizin her bir safhasının iftihar tablolarıyla dolu olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Yakın dönem siyasi tarihimizde Danıştay’ın da hedef alındığı çeşitli provokasyonlara maruz kaldık. 17-25 Aralık’ta olduğu gibi yargı içine sızmış bir örgütün meşru hükümeti devirmeyi amaçlayan hain bir darbe girişimi yaşadık. Yargı yetkisi kullanılırken yorumda sınırların zorlandığı, hukuki mütalaa ile siyasi mülahaza arasındaki çizginin bulanık hale geldiği hadiselere tanık olduk. Bunların hepsi ve daha fazlası halen hafızalarımızdadır. Şu bir gerçektir ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının da yasamaya veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi yoktur.
Kaynak: Haber Global
En Çok Okunan Haberler