Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kadına yönelik şiddetle mücadelede en ön safta yer alacağım

"Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü" dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanı ve iki kız evladı babası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadına, çocuğa yönelik şiddetle mücadelede en ön safta yer alacağım" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 25.11.2025 15:10
Haber Güncellenme Tarihi: 25.11.2025 15:10

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü" dolayısıyla düzenlenen programda konuşuyor...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

Bugün şiddet sebebiyle hayat yolculukları kesintiye uğramış, derdini içine atmak zorunda olan kadınlarla dayanışmamızı göstermek adına buradayız. Hayatlarını kaybeden tüm kardeşlerimize gani gani rahmet diliyorum. Yaşadığı travmalar sebebiyle kadınlık onurları incinmiş tüm kadınlarımıza geçmiş olsun diliyorum.

Cumhurbaşkanı ve iki kız evladı babası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadına, çocuğa yönelik şiddetle mücadelede en ön safta yer alacağım. İnsana hele hele kadına ve çocuğa karşı şiddet bir insanlık suçudur, insanlığa ihanettir. Kadına el kaldıranın eli de vicdanı da kararmıştır. Akıl, vicdan, ahlak ve izan sahibi hiçbir erkeğin de hayatı paylaştığı kadınlara karşı menfi bir halde olması düşünülemez.

Kadına ve çocuğa şiddet sorununu rakamlar ve istatistikler üstünden konuşmayı doğru bulmuyorum. Burada esas mesele candır. Yaratılmışların en şereflisi olan insandır. Tek bir hanım kardeşimiz bile şiddete uğruyor, şiddet kurbanı olsa bile bu durum küçük kıyametin koptuğunun habercisidir.

GAZZE'NİN CESUR KADINLARINI SAYGIYLA SELAMLIYORUM

Gazze soykırımında şehit olan 3'te ikisini çocuklar oluşturuyor. Bunlar vicdan sahibi için ürkütücü rakamlar. Gazzeli kadınlara yönelik barbarlık son iki yılda hak ettiği tepkiyi görmedi. Failin ve mağdurun kimliği verilecek tepkinin dozunu burada da belirledi. İsrail'in üzerinde işlediği cinayetin vahameti üzerinde bir baskı kurulmadı. Kadına ve çocuğa şiddeti belli bir bölgeye, ülkeye mal etmek sorunun çözümüne değil kronikleşmesine sebep oluyor. Oysa kadınların can, mal ve onuruna yönelik her saldırı amasız, fakatsız karşı durulması gereken bir eylemdir.

Kadına şiddet gibi ideolojik kavgalara meze yapılmasını bizler tasvip etmiyoruz. Biz Türkiye olarak dünyada da kalıpları bozmaya devam edeceğiz. Zalimin de mazlumun da kimliğine bakmadan hakkı savunacak, hakikatleri her platformda gür bir seda ile haykıracağız. Gazze'nin cefakar, fedakar ve her biri direniş abidesi olan cesur kadınlarını saygıyla selamlıyorum, şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum.

KADIN MUTLUYSA AİLE MUTLUDUR

Toplumun temeli olan ailelerin de kilit taşı kadındır. Kadın mutluysa aile mutludur, kadın huzurluysa o ailede huzur vardır. Kadına yönelik şiddet ailenin huzuruna vurulmuş bir darbedir. Bizim kültürümüzde aile mahremiyeti olan bir yapıdır. Şiddet varsa burada aile mahremiyetinden söz edilemez. Şiddet tüm toplumu ilgilendiren bir meseledir. Müdahale edilmeyen her bir şiddet olayı büyüyor ve başka insanlara da sirayet ediyor. Aileye sahip çıkmak ise güvenli bir çatı inşa etmek demektir. Ağır saldırı altındaki ailenin zemin kaybetmesine mani olamayız.

Şehit hayatının sıkıntılarıyla birlikte ailenin omuzlarına binen yük de artmaktadır. Kadınların çalışma hayatında yer aldığı bir tabloda aynı davranış kalıplarının devam etmesi beklenilemez. Anneler kadar babalara da sorumluluklar düştüğüne inanıyorum. Dijital dünyadan doğan tehditler artarken sadece annelerin değil babaların da birincil görevidir. Hayatı paylaştığımız eşlerimize daha fazla destek olmamız gerekiyor. Ellerini taşın altına daha fazla koymalarını istirham ediyorum.

KADIN İSTİHDAM ORANI 35,8'E ÇIKTI

Türkiye'nin son 23 yılda şiddetle mücadele başta olmak üzere sıfır tolerans ilkesiyle etkin bir şekilde mücadele ediyoruz. Kadınları güçlendirmenin gayretinde olduk. 2002'de kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 27,9, ekim 2025'te 35,7'ye yükseldi, 2025'te kadın istihdam oranı 35,8'e çıktı. Bu başarıların altına imzalarını atan kadınlarımızı yürekten tebrik ediyorum. 2025'te Türk Ceza Kanunu'ndaki değişiklikle kritik bir eşiği aştık. Nüfusu 100 bini geçen belediyelere konuk evi açma zorunluluğu getirdik, cinsel suçlara yönelik cezaları artırdık. Kadına karşı işlenen suçların cezalarını artırarak caydırıcılığı yükselttik. Şiddet önleme ve izleme merkezlerimizin sayısını artırdık.