
Altın fiyatlarındaki tarihî oynaklık, yıllardır yükselişin ana tetikleyicisi olan merkez bankalarının talebini de yeniden gündem getirdi. Merkez bankaları, özellikle 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşının ardından, Moskova’nın yurt dışı varlıklarının dondurulmasıyla birlikte altın alımlarını hızlandırmıştı.
EN ÇOK ALTIN ALANLAR
Analiz platformu Virsual Capitalist tarafından paylaşılan verilere göre, pandemiyi de içinde alan 2020-2025 yıllarını kapsayan dönemde en fazla altın alan ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor:
1-Çin: 357.1 ton 2-Polonya: 314.6 ton 3-TÜRKİYE: 251.8 ton 4-Hindistan: 245.3 ton 5-Brezilya: 105.1 ton 6-Azerbaycan: 83.6 ton 7-Japonya: 80.8 ton 8-Tayland: 80.6 ton 9-Macaristan: 78.5 ton 10-Singapur: 77.3 ton
TÜRKİYE ÜÇÜNCÜ SIRADA
Türkiye, listede 251,8 tonla en fazla altın alan üçüncü ülke olarak öne çıktı. Bu alımlarla birlikte altın fiyatlarının da yükselmesi, TCMB’nin rezervlerinde pozitif altın etkisini beraberinde getirmişti. Son açıklanan verilere göre 13 Mart itibarıyla TCMB’nin altın rezervleri ise 134,14 milyar dolar oldu. Dikkatler, ülkelerin rezervlerini kullandığı ve daha sıkı para politikası beklentisinin arttığı bir dönemde yeniden merkez bankalarına çevrildi.
UZUN BİR ARANIN ARDINDAN...
Dünya Altın Konseyi Küresel Başkanı Shaokai Fan, altın fiyatlarındaki volatilitenin, piyasaya uzun süredir girmeyen merkez bankalarının alımını teşvik edebileceğini aktardı. Son aylarda Guatemela, Endonezya ve Malezya merkez bankalarının uzun bir aranın ardından ilk defa altın aldığını belirten Shaokai Fan, “Bunun 2026'da da sürecek bir eğilim olabileceğini düşünüyorum” dedi.
Shaokai Fan, yüksek altın fiyatların yeni alımları caydırdığını ve rezervler içindeki ağırlığını artırdığından, merkez bankası talebinin bu yıl azalabileceğini de öngördü.
850 TON ALIM BEKLENTİSİ
Dünya Altın Konseyi verilerine göre Merkez Bankaları geçen yıl toplam 863 ton alım yapmıştı. Bu yıl ise alımların 850 tona düşmesi bekleniyor. 2025’te merkez bankası alımları, toplam talebin %17'sini oluşturmuştu.