
ABD ve İran arasında nisan ayından bu yana devam eden "gerilim ve müzakere" döngüsünde tarihi bir dönüm noktasına gelindiği iddia edildi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in "uzlaşı metni hazır" açıklaması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın "harika bir anlaşma yaptık" çıkışıyla hız kazanan süreçte, tarafların masadaki şartları ve üzerinde uzlaşılan "İslamabad Mutabakatı"nın detayları netleşmeye başladı.
TRT Haber Tahran Temsilcisi Harun Aykaç ve Washington Muhabiri Tuna Şanlı’nın aktardığı bilgilere göre, iki ülke arasındaki diplomatik trafik "mutabakat zaptı" aşamasına ulaştı. Ancak nükleer materyallerin imhası ve İran içindeki siyasi görüş ayrılıkları, "nihai imza" öncesindeki hassasiyetini koruyor.
TAHRAN'IN ŞARTI: İMHA DEĞİL SEYRELTME
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arackçı'nın "İslamabad Mutabakatı" olarak adlandırdığı ön metne ilişkin Tahran cephesinden gelen bilgiler, İran'ın stratejik geri adımları ve kırmızı çizgilerini ortaya koyuyor.
Harun Aykaç’ın aktardığı detaylara göre; Tahran yönetimi, en sancılı konu olan nükleer meseleyi "ikinci bir zaman dilimine" bırakmayı kabul etti. İran, zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasına kesin bir şerh koyarak, bunun yerine stokların "seyreltilmesi" yöntemini öneriyor. Hürmüz Boğazı'nın ticari trafiğe açılması öngörülürken; güvenliğin eski statüye dönmeyerek İran ve Umman kontrolünde kalması şart koşuluyor. İsrail'in Lübnan saldırıları dahil olmak üzere bölgedeki tüm cephelerde savaşın sonlandırılması, Tahran'ın masadaki öncelikleri arasında yer alıyor. Süreç içerisinde İran'ın uluslararası sistemdeki mal varlıklarının iadesi hedefleniyor.
WASHİNGTON'IN 5 MADDELİK PLANI VE "60 GÜNLÜK" TAKVİM
ABD tarafında ise nisan başındaki ateşkesten bu yana devam eden "vurduk-anlaştık" döngüsünün kırılması hedefleniyor.
Tuna Şanlı’nın Washington kulislerinden aktardığı ve üst düzey bir ABD’li yetkiliye dayandırılan "5 maddelik plan" şu başlıkları içeriyor;
-Nükleer Materyallerin Tahliyesi: ABD, stokların imhası ve İran dışına çıkarılması konusunda ısrarını sürdürüyor. -Nükleer Programın Sonu: Programın tamamen bitirilmesi talep ediliyor. -Uyum Şartlı İade: Dondurulmuş fonların serbest bırakılması için "anlaşmaya tam uyum" şartı aranıyor. -Hürmüz Boğazı: Ablukanın kaldırılması ve boğazın tamamen açık kalması planlanıyor. -Terör Finansmanı: Bölgesel gruplara sağlanan finansal desteğin kesilmesi isteniyor.
ABD’li yetkililerin, mevcut metni "kapsamlı anlaşmanın temeli olacak bir mutabakat zaptı" olarak tanımladığı; imza atılması durumunda ise asıl anlaşma için 60 günlük bir "teknik müzakere süreci" başlayacağı kaydedildi.
"BİTİŞ ÇİZGİSİNDE DEĞİLİZ AMA YAKINIZ"
Washington ve Tahran arasında yavaş yavaş "ortak bir dil" kullanılmaya başlandığına dikkat çekilirken, Başkan Trump ve Bakan Arackçı’nın aynı gün içinde basını "yanlış bilgi servis etmekle" eleştirmesi bu durumun işareti olarak yorumlandı. ABD Başkan Yardımcısı Vance’in de sürece ilişkin "itidalli olunmalı" çağrısında bulunduğu belirtildi.
Buna karşın, ABD yönetiminin İran’daki "çift başlılık"tan endişe duyduğu ifade ediliyor. Washington’ın; müzakereleri yürüten Meclis Başkanı Kalibaf ve Bakan Arackçı ekibi ile bu sürece mesafeli duran Devrim Muhafızları arasındaki görüş ayrılıklarını yakından takip ettiği bildirildi.
Ekonomik ödül: İran petrolü ve uluslararası entegrasyon
Mutabakatın sağlanması durumunda İran'ın uluslararası sisteme tam entegrasyonunun yolunun açılması planlanıyor. Bu kapsamda, ABD şirketlerinin dahi İran petrolüne erişimini sağlayacak geniş çaplı bir ekonomik paket üzerinde duruluyor. Tarafların bu hafta sonu Cenevre'de bir araya gelme ihtimali bulunurken, diplomatik kaynaklar sürecin "umut verici ancak temkinli" yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor.