
Koleksiyonerliğe amcasının hediye ettiği eski paralarla başlayan, ardından plak biriktiren Bayramoğlu, sahaflarda çalıştığı yıllarda "Eski Bursa" fotoğraflarına merak sardı.
Böylece kentin eski fotoğraflarını toplamaya başlayan Bayramoğlu'nun koleksiyonunda, Bursa'yı meydana getiren mekanlar, önemli şahsiyetler, resmi törenler ve sosyal hayatın yer aldığı, çoğunlukla siyah-beyaz fotoğraflar yer alıyor.
Fotoğrafları evinde albümlerde saklayan Bayramoğlu, koleksiyonuna kattığı, tarihi belge niteliği taşıyan fotoğraflara bakarak kentin değişimlerini yerinde görüyor, fotoğraflardan yola çıkarak araştırmalar yapıp yazılar hazırlıyor ve fotoğraf sergilerine katkıda bulunuyor.
"BİNLERCE FOTOĞRAF SÖZ KONUSU"
Kerim Bayramoğlu, amcasının hediye etmesiyle ilkokul yıllarında eski paralar toplamaya başladığını söyledi.
Ortaokul sonlarına doğru plak merakı başladığını belirten Bayramoğlu, "Plak daha farklı, hem görsel hem işitsel bir eşya." dedi.
Bayramoğlu, kitapçılarla, sahaflarla dostluklar kurduğunu, böylelikle daha çok şey keşfettiğini ve yavaş yavaş koleksiyonunun büyüdüğünü anlatarak, şöyle devam etti:
"Hafta sonları orada çalışmaya, sahaflara yardım etmeye başladım. Onların içine girdim. Bu dönemlerde Bursa fotoğrafları çok dikkatimi çekmeye başladı çünkü yaşadığım şehrin eski halini görmek, beni şaşırtıyordu. Çok eski Bursalı bir ailenin mensubuyum, o da biraz etkiledi galiba. Eski Bursa fotoğraflarının yabancılar tarafından alınması da beni biraz teşvik etti çünkü çok alakası olmayan kişiler, fotoğraflar alıyordu. İstanbul'a gidiyordu Bursa fotoğrafları, Bursa ile ilgili malzemeler ve ben de ufak ufak Bursa fotoğrafları toplamaya başladım. Zamanla birikmeye başladı bu fotoğraflar. Birikimin sadece toplamakla olmayacağını da anladım. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Bu fotoğraflara bakarak bir yerler keşfetmeye başladım. Değişimleri yerinde görmeye çalıştım. Fotoğraflar çok önemli, hem tarihsel bir belge hem de görsel bir belge."
Bayramoğlu, koleksiyonunda 2 binden fazla fotoğrafın yanı sıra bilet, kartpostal, broşür ve mektup gibi belgeler ile Bursa kitapları ve birtakım objelerin de bulunduğunu anlattı.
"AİLE FOTOĞRAFLARINDA ÇOK ÖZEL ŞEYLER ÇIKIYOR"
Fotoğraflara nasıl ulaştığına da değinen Bayramoğlu, "Bazen aile büyüğü ölüyor. Bazen de ailenin ilgisiz evlatları fotoğrafları çöpe atıyor. Bazen kendilerine ulaşıyoruz ama fotoğrafları istemiyorlar. Biz yine de sahip çıkıyoruz fotoğraflara." diye konuştu.
Bayramoğlu, 1900'lü yılların başlarında, Fransızların bastığı kartların koleksiyonundaki en eski fotoğraflar olduğunu dile getirdi.
Aile fotoğraflarının sosyal hayatı yansıttığı için önemli olduğunu vurgulayan Bayramoğlu, şöyle devam etti:
"Aile fotoğraflarında çok özel şeyler çıkıyor. Dönemin sosyal hayatını görebiliyoruz. Günümüzde olmayan kültürel faaliyetleri görüyoruz. Eskiden Emirsultan'da sünnet gezileri olurdu mesela. Onları görebiliyoruz. Tophane'de top atıp atılırken fotoğraf çekilmiş. Bugün Tophane'de top atılmıyor. Böyle bir fotoğrafı çekmeniz mümkün değil. Ramazan davulu çalan, sokakta oynayan çocuklar, tören fotoğrafları. En çok ilgimi çeken, özellikle Cumhuriyet Bayramı tören fotoğrafları. 1930'lu yıllardan 1970'li yıllara kadar fotoğraflar var ve insanların bu törenlere nasıl hazırlandıkları, katıldıkları, o dönemki ruhu çok iyi görebiliyoruz. Koleksiyonumda bulunan özellikle milli bayramlara ait fotoğraflar, belediyelerin hazırladığı sergilerde ve özel sergilerde yer aldı."
Bayramoğlu, bir fotoğraftan bir tarih çıkabildiğine dikkati çekerek, önemli şahsiyetlerin fotoğraflarını aldığında önce mezarlığa uğrayıp o kişinin mezarını bulduğunu, fotoğrafla ve kişiyle bir duygusal bağ kurduğunu söyledi.
Fotoğraflarla eski Bursa'yı çok iyi gözlemleyebildiğine değinen Bayramoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bursa'nın gerçekten yeşil bir Bursa olduğunu anlıyorum. Her gelen Bursa'ya hayran kalmış. Fotoğraflar, özellikle foto kartlar, başka kişilere gönderildiği için Bursa'nın sularından, kaplıcalarından bahsedilmiş. Bursa'da çok ciddi bir kaplıca kültürü varmış, sıcak suları çok ünlüymüş. Uludağ'a insanlar, hayran. Bursa'nın kaplıcaları, yeşilliği ve Uludağ. Bu üç unsuru da fotoğrafların arkasında görüyorum. Hakikaten hayranlıkla anlatıyorlar, 'Siz de gelin, görün. Burası çok güzel.' diyorlar."
Bayramoğlu, fotoğraf koleksiyonuyla ilgili birkaç kitap projesi olduğunu da sözlerine ekledi.