BUÜ'de başlattığı pankreas kanseri projesini Münih Teknik Üniversitesi'nde geliştirecek

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesinde görev yapan Dr. Senem Esin Yavaş, tıp dünyasının en zorlu alanlarından biri olan pankreas kanseri üzerine hazırladığı yenilikçi projesiyle uluslararası bir başarıya imza attı.

Haber Giriş Tarihi: 10.02.2026 14:17
Haber Güncellenme Tarihi: 10.02.2026 14:17

Dr. Senem Esin Yavaş'ın hazırladığı "Pankreas Duktal Adenokarsinomada Mast Hücre Şartlandırılmış Ortamlarının Dorsal Kök Ganglionlarına İnvazyon Üzerindeki Etkisinin 3D İnvazyon Yöntemi Kullanılarak Belirlenmesi" başlıklı proje önerisi, TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Bursa Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında gösterilen Münih Teknik Üniversitesi (Technical University of Munich - TUM) bünyesinde 6 ay süreyle projesini geliştirmeye devam edecek olan Dr. Yavaş, TÜBİTAK'ın verdiği destek sayesinde, pankreas kanserinin sinir dokularına yayılım mekanizmalarını mercek altına alarak nöro-onkoloji alanında yeni ufuklar açmayı hedefliyor.

"HEDEFİMİZ, SİNİR İSTİLASINI DURDURACAK YÖNTEMLER GELİŞTİRMEK"

Projenin oluşturacağı bilimsel katma değeri anlatan Dr. Senem Esin Yavaş, "Araştırmamızda mast hücrelerinin tümör-sinir etkileşimindeki düzenleyici rolünü kanıtlamayı hedefliyoruz. Eğer bu bağı somutlaştırabilirsek, sinir istilasını durdurmaya yönelik yeni ve özgün tedavi yaklaşımlarının bilimsel zeminini oluşturmuş olacağız. Bu çalışma sadece akademik bir keşif süreci değil; aynı zamanda kanserle ilişkili şiddetli ağrıların altında yatan biyolojik süreçlerin aydınlatılması için de kritik bir basamak teşkil ediyor" açıklamasında bulundu.

"BUÜ'NÜN NÖRO-ONKOLOJİ GÜCÜNÜ ULUSLARARASI BOYUTA TAŞIYORUZ"

Projenin kurumsal vizyonuna da değinen Dr. Yavaş, "Geliştireceğimiz ileri düzey deneysel modeller sayesinde BUÜ'nün nöro-onkoloji alanındaki araştırma kapasitesini ve uluslararası işbirliği ağını çok daha güçlü bir seviyeye taşımayı amaçlıyoruz. Nihai hedefimiz, elde edeceğimiz bulguların gelecekte hasta yaşam kalitesini doğrudan artıracak klinik uygulamalara öncülük etmesidir. Ülkemizi ve üniversitemizi Münih Teknik Üniversitesi gibi küresel bir merkezde temsil edecek olmanın gururunu yaşıyorum" şeklinde konuştu.