
Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen sempozyumun açılışında konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, bağımlılığın çağımızın en büyük sorunlarından biri olduğunu söyledi.
İnsanların öteden beri aşina olduğu bir biçimde, işin psikolojik, fiziki sağlık, ekonomik ve toplumsal boyutunun olduğu geniş yelpazede değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Yılmaz, bu sorunun toplumsal hayatın şekillenmesi ve gidişatına bağlı olarak şekil değiştirdiğini vurguladı.
Yılmaz, özellikle konvansiyonel bağımlılıkların şekil değiştirdiğine değinerek, "O konvansiyonel bağımlılıklar varlıklarını sürdürürken mevcut teknolojinin gidişatına, toplumsal hayatın şekillenmesine bağlı olarak yeni bağımlılık türlerinin de bunlara eklendiğini biliyoruz." dedi.
Tütün bağımlılığına konvansiyonel bağımlılık denilebileceğini aktaran Yılmaz, şöyle konuştu:
"Hemen 60-70 yıl öncenin tütüne ilişkin lanse edilen, popüler kültür tarafından, işte Hollywood'undan tutun, yani sinemalarından televizyonlarından tutun, kitle iletişim araçları marifetiyle popülerleştirilen tarzına bugün baktığımızda epey yol aldığımızı düşünüyor ve umutlanıyoruz. Çünkü 50-60 yıl önce bayağı bir prestij, bir elit tüketim unsuru olarak, bir seçkinlik alameti olarak, küresel hiyerarşide de daha üst gelir gruplarının daha seçkinlerin ulaşabildiği bir ürün olarak lanse edilmekteydi. Çünkü bir politik ekonomisi vardı arkasında, işin arkasında büyük bir endüstri vardı. Tek tek kişiler üzerinde ve sağlık endüstrisi üzerinde ortaya çıkardığı maliyet haliyle, tabiri caizse taşınamaz hale gelince trend dönmeye başladı. Dönmeye başlasa bile kapitalizmin böyle bir mahareti var. Kendi içerisinde kendi yan yollarını, ara yollarını, çıkış yollarını buluyor ve o meşhur kar maksimizasyonunun peşindeki gayretini bazen perdeleyerek, bazen açıktan sürdürmeyi de başarıyor. Tütüne ilişkin hikayede bunu çok net bir biçimde görebiliyoruz. Tütünün o standart kullanım biçimleri farklılaşarak şimdi bir tür ürün farklılaştırmasıyla sağlığa o kadar da zararlı olmadığı iddiası üzerinden başka bir kullanım türlerinin çok hızlı bir biçimde yaygınlaştığını kendi toplumunuzda ya da uluslararası arenada hangi ülkeye giderseniz gidin çokça görüyoruz."
Açılışta konuşan BUÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun da tütün bağımlılığıyla mücadelenin hiç bitmeyen bir uğraşım olduğunu vurgulayarak, "Sadece göğüs hastalıklarının, sadece aile hekiminin ya da sadece psikiyatrinin işi değil aslında. Çünkü sahayla beraber yürüyecek bir yaklaşım olması gerekiyor ve tütün kontrolüne bütüncül bir yaklaşım gerekiyor. Çünkü karşımızda çok kuvvetli bir düşman var, bir endüstri var ve bir endüstriyle de savaşıyoruz. Yapmaya çalıştığımız tek şey sağlıklı kişileri hasta olmaktan korumak, hastalıkları da daha iyi kontrol altına alabilmek nihai hedefimiz ve bu hedeften de vazgeçmeyeceğiz ve çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşlı ve Prof. Dr. Caner Mutlu başkanlığında oturumlara geçildi.
Oturumlarda Nişantaşı Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Atilla Uysal, Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Dr. Öğr. Gör. Sinem Can Oksay ve BUÜ'den Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşlı ile Doç. Dr. Osman Elbek, sunumlarını gerçekleştirdi.
Programa üniversiteden öğretim üyeleriyle öğrenciler de katıldı.