Bursa’da tarihi miras tartışması büyüyor

Osmanlı’nın ilk başkenti olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bursa’da, tarihi ve kültürel miras yönetimi üzerinden yerel ve merkezi idare arasında yaşanan ihtilaflar yeniden gündemde. Fetih’in 700’üncü yılının kutlandığı bu süreçte, daha önce belediyeler tarafından restore edilerek kent yaşamına kazandırılan bazı vakıf eserlerinin belediyelerin elinden alınması tartışmalara yol açtı.

Haber Giriş Tarihi: 02.02.2026 10:52
Haber Güncellenme Tarihi: 02.02.2026 10:52

Uzun yıllar ihmal edilen ve zamanla yıpranan Bursa’daki tarihi yapıların korunmasına yönelik ilk kapsamlı planlamalar DSP döneminde hayata geçirildi. AK Parti döneminde ise özellikle Osmangazi ilçesi merkezli olmak üzere hanlar, çarşılar ve külliyeler restore edilerek kent dokusuna yeniden kazandırıldı.

Önceki dönemlerde, merkezi yönetim iş birliğiyle Hanlar Bölgesi’ni vitrine çıkaran büyük projeler başlatılırken, “vakıf mülkiyeti” gerekçesiyle bazı yapıların belediyelerden geri alınması gündeme gelmişti. Bu süreçte kiralama yöntemiyle çözüm aranmıştı. Ancak CHP’li belediye başkanlarının göreve gelmesinin ardından, vakıf kayıtlı bazı eserlerin doğrudan belediyelerin tasarrufundan çıkarıldığı belirtildi.

BALİ BEY HANI İÇİN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında süren hukuki süreçlere bir yenisi daha eklendi. Büyükşehir Belediyesi’nin Bali Bey Hanı için açtığı davada, mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı çıktığı öğrenildi. Belediye yetkilileri, kamu kaynaklarıyla restore edilen ve kentlilerin sosyal-kültürel amaçlarla kullandığı yapıların yeniden belediye yönetiminde olması gerektiğini savunuyor.

EMİR SULTAN HAMAMI KAPALI VE BAKIMSIZ

Tartışmaların son örneklerinden biri ise Emir Sultan Külliyesi içerisinde yer alan tarihi Emir Sultan Hamamı oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen, daha sonra Yıldırım Belediyesi tarafından kültür merkezi olarak kullanılan hamamın, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesinin ardından kapalı ve bakımsız bir görüntüye büründüğü dikkat çekti.

Yapının kapısının kapalı olduğu, dış aydınlatma ünitelerinin çalışmadığı ve terk edilmiş izlenimi verdiği gözlemlendi. Hamamın üzerinde Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tabelalarının bulunduğu görüldü.

Konuya ilişkin açıklama yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, yapının geçtiğimiz Ramazan ayında aşevi olarak kullanıldığını, önümüzdeki Ramazan’da da aynı amaçla hizmet vermesinin planlandığını ifade etti.

“YEREL YÖNETİMDE OLMALI” ÇAĞRISI

Kent sakinleri ve bazı çevreler, özellikle yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Emir Sultan bölgesindeki yapıların sürekli açık tutulması gerektiğini vurgularken, bu tür eserlerin yerel yönetimler tarafından işletilmesinin daha doğru olacağını savunuyor.

Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın, vakıf kayıtlı eserlerin mevcut durumu ve kullanım şekline ilişkin yerel ve merkezi kurumları kapsayan bir inceleme başlatması gerektiği de dile getiriliyor.

Öte yandan Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde “Bursa Miras Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı” kurulmuş olmasına rağmen, belediyenin tasarrufundaki bazı vakıf eserlerinin geri alınması kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.

Hatırlanacağı üzere, deprem sonrası Hatay’da Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından teknik ön çalışmaları yapılan Antakya Ulu Camii de gecikme gerekçesiyle belediyeden alınmıştı. Buna karşın Edirne’de restorasyonu dört yıl süren Muradiye Camii için Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tören düzenlenmesi, uygulamalardaki çifte standart eleştirilerini de beraberinde getirdi.