Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye'de gizli kalan detay

Bursa'da Muradiye (2. Murad) Camii'nde yürütülen restorasyon çalışmaları sonrasında caminin içerisinde 600 yıllık olduğu değerlendirilen bir havuz gün yüzüne çıkarıldı. Benzer havuzların Ulucami, Yeşil Camisi ve 1.Murat camisinde de bulunduğu ve oradaki havuzların kullanımının devam ettiği ifade edildi. Restorasyon çalışması çerçevesinde camide bir de yeraltı kanal sistemi bulundu. Bu kanalın havalandırma mı yoksa drenaj sistemi olduğu araştırmalar sonrası netlik kazanacak.

Haber Giriş Tarihi: 27.03.2026 11:16
Haber Güncellenme Tarihi: 27.03.2026 11:16

Bursa'nın fethinin 700. yıl dönümünün kutlandığı günlerde, 600 yıllık tarihi havuzun ortaya çıkarılması heyecanlandırdı. 600 yıl önce Fatih Sultan Mehmet Han'ın babası Sultan 2. Murat Han tarafından yaptırılan ve uzun yıllardır gün yüzünde olmayan havuzun ortaya çıkarılması, kentin tarihine ışık tutarken büyük bir sevinçle karşılandı. Muradiye (2. Murad) Camii İmam Hatibi Muhammet Lütfi Taşci, "Sultan 2. Murat Han tarafından yaptırdığı bir havuz bugün ortaya çıkmıştır. Osmanlı tarihimize, geçmiş tarihimize ve Bursa'mızın hafızasına yepyeni bir hizmet gerçekleşmiş, yepyeni bir sayfa açılmıştır. Bunun onurunu, gururunu, sevincini, heyecanını yaşıyoruz. Belki de bir anlamda Tevbe Suresi'nin 18. ayeti kerimesinin muhatabı olmanın da şerefini yaşıyoruz. Buyuruyor ya Rabb'imiz, 'Şüphesiz ki mescitleri ancak Allah'a iman edenler, namazlarını kılanlar, zekâtlarını verenler, Allah'tan layıkıyla korkanlar imar ederler' buyuruyorlar ya. İşte bugün camimizin bir bölümü, 600 sene evvel ortaya çıkan bir havuz ve camimizin etrafındaki drenaj ve kalem işçiliği ve çeşitli hizmetlerin yapıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Bir hizmet zaman dilimini yaşıyoruz. Cenabı Allah'a sonsuz hamd ediyoruz" dedi.

Taşci konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu hizmetlerin oluşumunda elbette ki öncelikle Bursa Valisi Erol Ayyıldız'a, Bursa İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır'a, Osmangazi İlçe Müftüsü Mehmet Uzun'a, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Erdal Çetindağ'a, Vakıflar Bursa Bölge Müdürü Haluk Yıldız'a, Bursa Müzeler Müdürü Ahmet Türkmenoğlu'na, akademisyenlerimize, üniversitelerden burada bilimsel çalışma yapanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." "RİVAYETLE BAŞLADIK, GERÇEK OLDU" Titizlikle yürütülen çalışmaları anlatan Restorasyon şirketi yetkilisi Selim Haşlak, ise "Ocak ayının 19'unda yer teslimi yapılarak işe başladık. O gün bugündür çalışmalarımız burada ve dışarıda devam ediyor. Burada ilk aşamada rivayetle birlikte bir süreç başladı. Diğer Camilerde olduğu gibi burada bir havuzun olma ihtimalinden bahsedilerek bize yer teslimi yapıldı. Biz de o gün çalışmaya başladık. Görüldü ki gerçekten öyle bir havuz varmış bulduk. Allah bize nasip etti. Altı yüz yıllık bir havuz. Bulduğumuz kalıntılara göre, havuz sekizgen yapıda olup çini bordürlerle çevrilmiştir. Şu an çalışmalarımız devam ediyor" dedi.

"ÇALIŞMALAR TABHANE BÖLÜMLERİNDE SÜRÜYOR" Haşlak, "Şu an sağlı, sollu, tabhane dediğimiz bölümlerin yükseltisine göre devam etmekteyiz. Araştırmalarımız havuz ile tabhane kodu arasındaki bağlantı yönünde ilerlemektedir. Şu an zaten sağ tabhanemizdeki yükseltinin kalıntısı bulunmuştur. Oraya doğru çalışmamız devam etmektedir. Bursa Koruma kurulumuzun almış olduğu kararlar doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "ARAŞTIRMALAR KÜTÜPHANELERDEN BAŞLADI" Yer teslimiyle birlikte yaptıkları ilk çalışmanın kütüphanelerdeki bilgileri araştırmak olduğunu belirten Haşlak, "Bu rivayet ne kadar doğrudur, ne kadar gerçeğe yöneliktir anlayabilmemiz için, kütüphanelerde iki gün araştırma yaptık. Seyyahların, araştırmacıların ve sanat tarihçilerin vs. kaynaklarından elde ettiğimiz ipuçları doğrultusunda çalışmamızı başlattık. Mesela kubbenin üzerindeki havalandırma ve aydınlatma görevi yapan açıklık en büyük işaret oldu"

"BENZER ÖRNEKLER BURSA'DA VAR" Bundan başka Bursa'da Yeşil Cami'de, Birinci Murat'ta örneklerinin olduğunu belirten Haşlak, "Bu iki ters T planlı camide de bunların mevcut olduğu örnekleriyle teşkil etmektedir. Normal şartlarda bu imaret yapıldığı zaman, bizim yaptığımız araştırmalara göre, sanat tarihi hocalarımızın yorumlarına göre, ilk yapıldığı zaman bir cami statüsünde değil, bir sosyal alan niteliğinde yapılmıştır. Bu imaret tabhaneler, havuz, mescit ve dinlenme odalarından oluşmaktadır. Havuz, tabhanelerde sohbet eden dervişlerin seslerinin karışmaması, seslerin ibadet edenleri ve odalarda dinlenenleri rahatsız etmemesi için ses yalıtım görevi yapmıştır. Ayrıca akustik ve dinlendirme özelliği taşımaktadır" dedi. "YER ALTINDA KANAL SİSTEMİ DE BULUNDU" Haşlak yaptığı açıklamada şu cümlelere de yer verdi; "Yapılacak olan imalatlarımız arasında caminin çevresinin drenaj imalatları da bulunmaktadır. Bu drenaj imalatlarının kazı çalışması sırasında caminin temelinde, doğudan batıya ve kuzeyden güneye uzanan kanallar olduğunu gördük. Şu an koruma kurulumuz ve diğer üye hocalarımız, bunun ne yönde olduğu konusunda çalışmalarına devam etmektedir. Yani bir havalandırma kanalı mı? Yoksa zemin suyu tahliye kanalı mı? Yada ısıtma sistemini sağlayan su kanalı mı? veya temele uygulanmış olan bir hatıl sisteminden dolayı yapılan bir kanal mı? Bununla ilgili araştırmalar netleşince kesinlik kazanacaktır." Muradiye Camisi'nin restorasyon sebebiyle ibadetlere kapalı olduğu ve çalışmaların kısa sürede tamamlanıp yeniden havuzlu olarak ibadete açılacağı kaydedildi.